Hamile kadını bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen sanık hakim karşısında

Adana'da, 5 aylık hamile kadını bıçaklayarak öldürdüğü iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen sanık, hakim karşısına çıktı.
6. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmaya, eski kocasının imam nikahlı eşi Suriyeli Takrid Dirbaye'yi (18) öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan sanık Songül K. (32) ile boşandığı eşi müşteki Aydın K. ve tarafların avukatları katıldı.
Songül K. savunmasında, pişman olduğunu belirterek, "Hatırladığım kadarıyla bıçağı alıp bana bu eziyetleri çektirdiği için Aydın K'ye saldırmak istedim. Oysa farkında olmadan kadına saldırmışım. Ne yaptığımı hatırlamıyorum. Öldürme kastım da yoktu. Kadının hamile olduğunu da bilmiyordum." iddiasında bulundu.
Müşteki Aydın K. ise olay günü çocuklarını görebilmek için Suriyeli eşiyle Songül K'nin yaşadığı eve gittiklerini, burada sanığın Takrid Dirbaye'yi bıçakla öldürdüğünü belirtti.
Mahkeme heyeti, sanık Songül K'nin tutukluluk halinin devamına karar verip duruşmayı tanıkların dinlenmesi ve eksikliklerin giderilmesi için erteledi.

Olayın geçmişi

Merkez Seyhan ilçesi Ova Mahallesi'nde, geçen yıl 5 Mayıs'ta Aydın K, 5 aylık hamile olan imam nikahlı eşi Takrid Dirbaye ile boşandığı eski eşi Songül K'nin evine gitmiş, çıkan tartışmada Songül K. bıçakladığı Dirbaye'yi öldürmüştü.
Olayın ardından tutuklanan Songül K. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

FETÖ şüphelisi eski polislere 15 yıla kadar hapis istemi

Öte yandan Adana'da, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgüt mahrem imamlarıyla irtibat halinde bulundukları öne sürülen 6 eski polis hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 15'er yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Meslekten ihraç edilen tutuksuz eski polisler M.T, S.D, S.Y, K.A, M.B. ve A.Y. hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı.
Zanlılar için "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
İddianamede, şüphelilerin veri inceleme raporunda, FETÖ içerisinde olup bazı zaafları bulunan örgüt üyelerinin tanımlandığı "EA" koduyla derecelendirildiği kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:
"Şüphelilerin örgüt mahrem imamlarıyla irtibat halinde bulundukları ve örgüt tarafından takiplerinin yapıldığına dair dijital verilerin bulunduğu anlaşılmakla. Şüphelilerin örgütle organik bağ içerisinde oldukları ve HTS kayıtlarının yapılan incelenmesinde haklarında örgüt üyeliği suçundan adli işlem yapılmış birçok şahısla aralarında yoğun telefon görüşme trafiğinin tespit edildiği ve örgütün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsedikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde üzerlerine atılı 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan cezalandırılması kamu adına iddia ve talep olunur."
İddianamede ifadelerine yer verilen sanıklar ise haklarındaki suçlamaları kabul etmedi.
Sanıkların ilerleyen günlerde yargılanmasına başlanacak.

Sosyal medyadan terör propagandasına 1 yıl 3 ay hapis cezası

Bu arada Adana'da sosyal medya hesabı üzerinden silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın propagandasını yaptığı iddia edilen tutuksuz sanık 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık H.Y. ile avukatı katıldı.
Savunması alınan sanık, yaptığı paylaşımların terör propagandası amacı taşımadığını iddia ederek, beraatını talep etti.
Cumhuriyet savcısı ise dosya kapsamına giren deliller dikkate alınarak sanığın üzerine atılı "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaasını sundu.
Mahkeme heyeti de sanık H.Y'yi "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırarak, hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verdi.

Terör örgütü DEAŞ sanığına 15 yıla kadar hapis istemi

Yine Adana'da, terör örgütü DEAŞ'a yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame kabul edildi.
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, terör örgütü DEAŞ ile bağlantılı olduğu iddia edilen Suriyeli Cuma Hammud hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.
Cuma Hammud için "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istenen iddianame, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
İddianamede itiraflarına yer verilen sanık Cuma Hammud, 2015 yılında Suriye'de DEAŞ'a ait örgüt kamplarına gittiğini ve örgütsel faaliyetlerde "Ebu Huzeyfe" kod adını kullandığını kaydetti.
Terör örgütü DEAŞ içerisinde herkesin kod adı kullandığını belirten sanık Hammud, "Örgüte ait kampta 12 gün boyunca asker eğitimi aldım. Bu eğitimden sonra Meskene adı verilen bölgede 1 yıl 8 ay boyunca örgüt adına zekat toplama işlerinde faaliyet gösterdim. Ben DEAŞ terör örgütü tarafından gerçekleştirilen infazlara şahit oldum. Eşim, ikametimde çamaşır asarken başı açık olduğu için DEAŞ terör örgütü içerisinde 'hisbe' olarak bilinen şahıslar tarafından 70 kırbaç cezasıyla kırbaçlandım. Tüm bildiklerimi anlattım. Tahliyemi ve beraatimi talep ederim." ifadesini kullandı.
Cuma Hammud'un terör örgütüne katıldığı ve örgüt tarafından kendi adına düzenlenmiş kimliği kullandığı vurgulanan iddianamede, sanığın örgüt tarafından verilen eğitimlere bizzat katıldığı, dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemede DEAŞ mensuplarına ait çok sayıda fotoğrafın tespit edildiği ve örgüt içerisinde aktif faaliyet yürüttüğü kaydedildi.
Tutuklu sanığın yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.

Bebeğini susturmak isterken öldüren anne yargılanıyor!

Ayrıca Adana'da ağlayan 6 aylık bebeğini susturmak isterken ölümüne neden olduğu iddia edilen annenin yargılandığı davanın duruşması görüldü. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki 14. duruşmaya, Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde bir süre tedavi altında kaldıktan sonra cezai ehliyetinin olmadığı yönünde verilen raporla tahliye edilen H.O. katılmadı.
H.O'nun avukatının katıldığı duruşmada mahkeme başkanı, İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruludan istenen ikinci raporda sanığın cezai ehliyetinin bulunduğunun belirtildiğini söyledi.
Sanık H.O'nun avukatı, hem Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden hem de İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu belirterek, Adli Tıp Kurumu genel kurulundan yeniden rapor aldırılarak çelişkinin giderilmesini istedi.
Mahkeme savcısı da yeniden rapor aldırılarak raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesini talep etti.
Mahkeme heyeti, sanık H.O'nun mevcut durumunun devamına, sanığın cezai ehliyetiyle ilgili raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor aldırılmasına karar verdi.
Duruşma, raporun beklenilmesi için ertelendi.
Adana'da 12 yıl sonra tüp bebek yöntemiyle anne olduğu ileri sürülen H.O hakkında, 23 Haziran 2017'de ağlayan 6 aylık bebeğinin ağzını ve burnunu kapatarak susturmak isterken ölümüne yol açtığı iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet istemiyle dava açılmıştı.
Sanık H.O, yargılama sırasında yaptığı savunmasında, "Bir anne bebeğini öldürmek ister mi?" diye ağlayarak bebeğini nasıl öldürdüğünü hatırlamadığını ifade etmişti. Eşi İ.Oğuz ise eşinin bebeğini öldürmesiyle ilgili bilgisinin olmadığını belirterek, "Eşimin doğum yaptıktan sonra psikolojisi bozuldu. Hastanede bir hafta tedavi gördü. Oğlum vefat etmeden önce eşimin oğluma zarar verdiğini görmedim." demişti.