Radyasyona ve diğer çevresel tehditlere karşı çok yüksek direne sahip Deinococcus Radiodurans bakterinin gizemli sırrı ortaya çıktı. Uzay ortamının söz konusu bakteri üzerindeki etkisi moleküler düzeyde incelenirken yapısal hasardan korunmayı başardığı ve yüzeyini çok sayıda vezikülle (kapalı zardan oluşan küçük kesecik) kapladığı ortaya çıktı.
Independent Türkçe'de yer alan habere göre, Radyasyona ve diğer çevresel tehditlere karşı çok yüksek dirence sahip bir bakterinin, Uluslararası Uzay İstasyonu dışında 3 yıl boyunca yaşadığı ve Mars'a yapılacak bir yolculuğa dayanabileceği bildirildi. Deinococcus bakterisinin bir insanı öldürebilecek radyasyonun 3 bin katına direnç gösterdiği ifade edildi. Öte yandan Westminster Üniversitesi'nden Prof Lewis Dartnell, Japon ekip tarafından yapılan deneyin sonuçlarının, Dünya dışındaki hayata dair bakış açımızı değiştirebileceğini söylerken, insan 3 bin kat daha dirençli Deinococcus bakterisinin gizemli sırrı ortaya çıktı.

MOLEKÜLER DÜZEYDE İNCELENDİ

Kısa süre önce yapılan bir araştırmada, Viyana Üniversitesi öncülüğündekibilim insanları mikropların bir gök cisiminden diğerine geçişte nasıl hayatta kalabileceğini anlamak için uzayın bu dayanıklı mikrop üzerindeki etkisini moleküler düzeyde inceledi. Uluslararası Uzay İstasyonu’nun dışında, özel olarak tasarlanmış bir platformda bir yıl geçiren organizmanın, yapısal hasardan korunmayı başardığı ve yüzeyini çok sayıda vezikülle (kapalı zardan oluşan küçük kesecik) kapladığı ortaya çıktı.

UZAY ORTAMINA TEPKİ VERMEK ÜZERE DEĞİŞTİĞİNİ KEŞFETTİ

Bulgulara göre veziküller, bakterinin DNA hasarını onarmasına ve kendini  (reaktif oksijen türleri ismi verilen) son derece reaktif kimyasal moleküllere karşı savunmasına yardımcı oldu. Araştırmacılar ayrıca, bakterinin içsel süreçlerinin de uzay ortamına tepki vermek üzere değiştiğini keşfetti.

Araştırmanın liderlerinden Tetyana Milojevic, söz konusu bulguların önemini şöyle açıkladı: “Bu araştırma, yaşamın Dünya ötesinde var olabilmesini sağlayabilecek mekanizmaları ve süreçleri anlamamıza yardımcı olarak, bu haşin ortamda nasıl hayatta kalacağımıza ve adapte olacağımıza dair bilgimizi artırıyor”