Tüketicinin sağlıklı, yerli ve güvenli gıdaya ulaşma arzusu kimi zaman hüsranla sonuçlanabiliyor. Üzerinde ‘yerli ürün’ yazan gıdanın ana bileşeni ithal çıkıyor, bazı ürünlerin geldiği ülke dahi etikette belirtilmiyor.
İthal ürünlerde özellikle kuruyemiş ve bakliyat öne çıkıyor. Tescilli Taşköprü sarımsağı hemen hemen hiçbir markette yok. Sarımsakların büyük çoğunluğu Çin’den ithal. Çok düşük oranda ise Gaziantep etiketi var.
Büyük markaların kabuklu ve iç cevizlerinde hemen hiç yerli ürüne rastlanmıyor. Hepsi ABD menşeli. Tüketicinin beklentisi ile ürünlerin etiketleri çelişirken, biz de market market gezdik, etiketleri okuduk, derledik.

Gramajı kontrol edin

Sepetini doldurmak için daha fazla ödemeye razı olan tüketici, alışveriş torbasında eskiye göre daha az ürün taşımaya başladı.
Milliyet’in çeşitli marketlerdeki firmalara ait aynı ürünlerin geçmiş dönemle yaptığı karşılaştırmalarda, ürün gramajlarının azaldığını bu sayfalarda okudunuz. Tüketicinin ‘zam’ algısını kullanmak isteyen bazı firmalar, ürünlerin fiyatlarını aynı tutsa da gramajlarını düşürüyor. Tüketici birlikleri; markette ‘etiket okuyun’ çağrısını vurgulamaya devam ediyor.
Son dakika... Etikete bakın yerliyi bulun
Yerli mercimek az...


Market raflarının bir diğer göz çarpanı ise yeşil mercimek. Çok az oranda yerli etikete rastlanan yeşil mercimek, çoğunlukla Kanada’dan ithal. Pirinçte Myanmar etiketi birkaç üründe görülürken, nohut bu yıl bol olmasına rağmen Meksika ithalatı da vardı. Yerli üründe kaliteyi artırmak için çalışılan çekirdekte ise Çin ithalatı sürüyor. Siyah çekirdek özelinde Çin öne çıkıyor.
Etiketlerinde orjin ülkesi belirtilmeyen gıda ürünleri de var. Türkiye’de üretildiği belirtilen ürünün ana bileşeni yani ‘ürünün kendisi’ aslında ithal edilirken, Türkiye’de sadece paketlenmesi yapılmış. Ancak etikette, ithal edilen ülke bilgisine yer verilmemiş.

Sarımsakta sezon iyi ama

Taşköprü Sarımsak Üreticiler Birliği Başkanı Abdullah Eligüzeloğlu, bu sezon iyi bir sarımsak hasadı olduğunu kaydetti. Diğer sarımsak üreticisi bölgelerde de sorun gözlenmediğini anlatan Eligüzeloğlu şöyle konuştu:

Son dakika... Etikete bakın yerliyi bulun

“Buna rağmen Çin’den sarımsak ithalatını üretici ve tüketici açısından sıkıntılı buluyoruz. Üretici, ithal ürünü markette görüyor ama kendi kaliteli ürünü o kadar ilgi çekmiyor. Taşköprü’de 20 bin ton civarında üretim var. Türkiye’nin bildiğimiz kadarıyla 100 bin ton civarında üretimi ve aynı oranda tüketimi var. Ürün açığı yok. Şu anda daha ucuza mal etmek için yapılan ithalat ileride pahalıya patlamasın. Türkiye’nin diğer önemli üreticisi ise Gaziantep, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa Birecik. Çin orjinli olan bu sarımsaklar artık bu topraklara yerleşti.”

Yerli cevizde tam verime 10 yıl

Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, son dönemde herkesin ceviz yetiştiriciliği yapmak için harekete geçtiğini ve ekimler yaptığını hatırlatırken, yeni ekilen cevizden ilk ürünün 5-7 yıl içinde alınabileceğini söyledi. Yıldırım, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Dolayısıyla cevizdeki yeni ekimlerin veriminin tam toparlanması için 10 yıllık bir öngörüde bulunabiliriz. Mevcutta yüzde 70’i ithal ediliyor. Şirketler de ABD’den yüklü toptan alım yaparak piyasaya veriyor. ABD menşeini bir süre daha sıkça görebiliriz. Sarımsak ise geçen yıl çok yüksek fiyatlar nedeniyle dikkat çekmişti. 100 lirayı aşan kilo fiyatları vardı. Normale dönüyor ama yine de 50 lirayı gördüğü oluyor. Bu durumda ithalat daha cazip geliyor.
Cevizde verimi bekliyoruz ve ihtiyaca yetemiyoruz ama sarımsak gibi yeterli bir üründe bunun önüne geçmek lazım. Tüketici yerli ürün tüketmek istiyor. Hem de geleceğimizi tarımda görüyorsak; şu anda ithal ürünü alabiliyor olmanın kolaylığına aldanmamak lazım. Üretici onunla rekabet edemeyip çekiliyor, açık büyüyor ve daha fazla ithalat yapıyorsunuz. Bu kısır döngüyü kırmalıyız.”