Tarkan Kulak, konuya ilişkin açıklamasında, Kazakistan'da akaryakıt zammına tepki amacıyla başlayan ancak, ardından farklı boyuta taşınan olayların şiddete dönüşüp can kaybının ve yaralanan insanların olmasının derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirtti. Hükümetin olayların daha da büyümemesi için istifa ettiği, OHAL ilan edildiği ve olayların halen devam ettiği Kazakistan'ın yaşanan bu ortamda en büyük ihtiyacının sağduyulu yaklaşım olacağını belirtti.

İlan edilen olağanüstü hal durumunun kamu güvenliğini ve hukukun üstünlüğünü korumaya yönelik bir dizi önlemi içerdiğini ifade eden Tarkan Kulak, Kazakistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın da konuya ilişkin bir açıklama yaptığını anımsattı.
Kulak, bakanlığın yaptığı açıklamada, "Devlet, çok uluslu ve çok dinli halkımızın tüm temsilcilerinin hak ve menfaatlerini, diplomatik misyonları ve gazeteciler de dahil olmak üzere yurtdışı vatandaşların ülkemizdeki güvenliğini sağlamaya devam edecektir. Yabancı yatırımların ve yabancı şirketlerin işlerinin korunması sağlanır" ifadelerine yer verdiğini bildirdi.
Kazak ve Türk halkları arasında çok eski zamanlara dayanan kardeşlik bağlarının bulunduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin geçmişte Kazakistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk devlet olduğunu anımsatarak, "Dün olduğu gibi bugün de Kazakistan halkının huzuru ve güvenliği bizim için değerlidir. Bu nedenle bir an önce mevcut durumun sükunete ermesi, gerginliğin sona ermesi ve Kazakistan halkının güvenliği en büyük temennimizdir” dedi.
Tarkan Kulak, sağduyulu yaklaşımla her türlü zorluğun atlatılacağına inandığını sözlerine ekledi.