Üreticiler, sürekli zam yapılmasının tarım ürünlerinde de maliyet artışına neden olacağını, bunun da tezgâhlara kısa sürede yansıyacağını söylüyor. Uzmanlar ise kalıcı bir çözüm getirilmesinden yana. 017 yılının başında 4,58 TL olan motorin fiyatı, yıl içerisinde yapılan zamların ardından rekor seviyeye ulaştı. Son olarak 11 Kasım’da yapılan zamla birlikte motorinin litre fiyatı ilk defa 5 liranın üzerine çıktı. Yılbaşından bugüne yaklaşık 50 kuruş zamlanan motorinin litre fiyatının bu seviyeye gelmesinde döviz kurunda yaşanan yükselişle, brent petrolün varil başına fiyatının 60 doları aşması büyük rol oynadı.

Tedbir alınmazsa zamlar tezgâhlara da yağacak

SEBZE-MEYVE FİYATLARI YÜKSELEBİLİR

Türkiye’de tarımsal faaliyetlerde aynı yıl içerisinde kullanılan motorin miktarı yaklaşık 2-3 milyon ton civarında. Akaryakıta gelen zamlar tarım sektöründe motorin kullanan üreticinin maliyetlerinde en az 1,5 milyar liralık artışa yol açtı. Bundan dolayı akaryakıt fiyatlarına yapılan zamların sebze ve meyve fiyatlarında da artışına neden olması bekleniyor. Mazot fiyatına gelen zamlar tarım ürünlerinin maliyetini de arttıracağından, vatandaşlar sebze ve meyveyi tezgâhlardan daha yüksek fiyatla satın almak zorunda kalacak. Bu durumdan etkilenecek tarım ürünleri arasında buğday, arpa, pamuk ve ayçiçeği ön plana çıkıyor. Temel gıda maddesi olan buğdayın üretim maliyetinin yüzde 18’ini akaryakıt giderleri oluşturuyor. Bunu yüzde 16 ile ayçiçeği, yüzde 12 ile arpa, mısır ve pamuk izliyor. Mercimek, nohut, kiraz, üzüm ve zeytin gibi tarım ürünlerinde ise mazot giderlerinin üretim maliyetindeki payı yüzde 10 civarında.

ÜRETİCİYE DESTEK AYNI KALDI

Türkiye’de üreticiler, çeşitli tarım ürünlerinde farklı oranlarda devletten mazot desteği alıyor. Ancak temel tarla ürünleri dışında, yaş sebze ve meyve ürünleri genelde devletin sağlamış olduğu mazot desteğinden faydalanamıyor. Akaryakıta fiyatlarında meydana gelen yükselişten dolayı giderleri artan üreticiye bu yıl için ödenecek tarımsal desteklerde ise henüz bir değişikliğe gidilmedi.

”YAPISAL DEĞİŞİKLİK ŞART”

YENİ AKİT’e konuşan ekonomi yazarı Rüştü Bozkurt, akaryakıt fiyatlarında yaşanan hareketlenmelerin hem büyük arazi hem de küçük arazide üretilen tarım ürünlerinin birim maliyeti üzerinde çok fazla etkisi olduğunu belirtti. Türkiye’nin her bölgesindeki üreticiyle bir araya geldiğini söyleyen Bozkurt ‘’Bir de bizim tarımımızın yapısından kaynaklanan ek bir çarpan etki daha oluyor maliyetler üzerinde. Bu nedenle tarımda ve hayvancılıkta köklü bir yapısal değişiklik gerçekleştirilmeden yaşanan fiyat artışlarının ve problemlerin çözülemeyeceğini düşünüyorum. Bunun üzerine bir de mevsimlik hareketlenmeleri eklersek, üretici kadar tüketicilerin de mağdur olması riski artıyor’’dedi.

”KÖKLÜ ÇÖZÜM BEKLENİYOR”

Türkiye’deki tarımsal alt yapının günümüzün tekniklerine ve teknolojik gelişmelerine uygun olarak reform edilmesi gerektiğini belirten Bozkurt, ‘’Bu konu çok sıradan konuşuluyor. Meseleye köklü ve çözücü bir reform odağından bakmak lazım. Çünkü, küçük arazilerde dahi traktör ve diğer motorlu tarım araçları kullanıyoruz. Bunların da temel gider kalemi akaryakıttır. Bu gerçek göz ardı edilemez’’ diye konuştu. Türkiye’de tarımda traktör bağımlılığının meydana geldiğine dikkat çeken Bozkurt, sözlerini şöyle sürdürdü; ‘’Türkiye’de dönüm başına düşen petrolle çalışan traktör ve tarım aracı çok fazla. Çünkü 10 dönüm arazisi olanda traktör alıyor, 5 dönüm olan da, 100 dönüm olan da. Böyle baktığımız zaman işletilmekte olan özellikle aile işletmelerinde traktör bağımlılığı meydana getirilmiştir. Bunun nedeni ise mülkiyet çok parçalı olduğu için o parçalı mülkiyet nedeniyle ‘senin var benim de var’ gibi gösterişler oluyor.’’

”DEMİRYOLU AĞI GENİŞLETİLSİN”

Öte yandan uzmanlar, tarımsal üretimde maliyeti düşürmek için demiryolu ağlarının canlandırılması gerektiğini söylüyor. Akaryakıt zamları ile tarım ürünlerinin taşınma maliyeti de artmaya başladı. Uzmanlar, en azından Türkiye genelinde mevsimlik ürünleri işlemede, depolamada ve paketlemede gerekli olan altyapı sistemlerin geliştirilmesi ile maliyetlerin minimum seviyede tutulabileceği görüşünü dile getiriyor. Ayrıca yem ürünlerinin dışarıdan ithal edildiğini dikkate aldığımızda, yükselen döviz kuruna paralel olarak tarım ürünlerindeki etiket değerleri de artacak. Uzmanlar bu konuda da, ‘’Türkiye’de yem fiyatları çok pahalı. Yem bitkilerini ithal ediyorsanız o zaman yem maliyetleriniz uluslararası düzeyin çok üstünde olur. Bu durumda et fiyatları da ucuzlatılamaz’’ görüşünü savunuyor.

”SUUD’DAKİ OLAYLAR ETKİLEDİ”

Hazine uzmanı Burçak Gezgin ise gazetemize yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’da yaşanan siyasi gerginliğin etkisiyle petrol fiyatlarında ciddi bir yukarıya yönlü hareket gördüklerini, bu gerginliğin doğal olarak Türkiye gibi enerjiye bağımlı ülkelerde benzin ve motorinin litre maliyetine yansıdığını kaydetti. ‘’Genel olarak gıda enflasyonumuz zaten yüksek seyrediyor. Bunun da sebebi genel olarak hem girdilerin maliyetinin yüksek olması hem de aracıların çok fazla olması. Bu durumda üzerine sürekli kâr konulduğu için gıda fiyatları da yüksek oluyor’’ diyen Gezgin, akaryakıta gelen zamlardan dolayı gıda fiyatlarında ani bir yükseliş beklemediklerini vurgulayarak, ‘’Tarım ürünlerinin genel olarak seyrinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Bunun da enflasyona olan olumsuz etkilerini görebiliyoruz. Enflasyon şu anda oldukça yüksek’’ ifadelerini kullandı.