CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, ilaç yokluğunu Meclis gündemine taşıdı. TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Bulut, pandeminin devam ettiği, sağlığınne kadar kıymetli olduğunun yeniden farkına varıldığı bu dönemde ilacın, doktorun, eczacının da önemli olduğunun fark edildiğini kaydetti. Ülkede, son dönemlerde krize dönüşmeden bir meseleyi görmezden gelmenin alışkanlık haline geldiğini belirten Bulut, iktidarın kendi hatasını örtmek için sürekli günah keçisi aradığını bildirdi.

HÜKÜMETİ ELEŞTİRENLER TERÖRİST İLAN EDİLİYOR

Bulut, “Ülkede ekmek fiyatları artınca sebebinin buğday üretimindeki eksiklik, ithalata neden olan tarım politikası olduğunu bırakıp fırıncıyı suçluyoruz. Ya da eğitim sistemindehak etmeyen insanlar atandığında itiraz eden öğrencileri terörist ilan ediyoruz. Bu tüm kesimler, Hükûmeti eleştirdiği an ya terörist ilan edildi ya da suçlandı. Manavlar, son olarak da zincir marketler; ülkedeki fiyat artışlarının sebebi sanki marketçilermiş gibi ceza aldılar” dedi.

İLAÇ KRİZİNE GİRDİK

Ülkenin ilaç krizine girdiğini belirten Bulut, şöyle devam etti:

Eczaneye gittiğinizde reçetenizde 5 adet kalem var ise o ilaçların hepsini aynı eczaneden alma şansınız kalmadı. 26 Ekim’de "164 tane kalem ilaç piyasada yok" diye açıklama yaptım. 10 gün sonra Türk Eczacılar Birliği 645 adet ilacın olmadığını ifade etti. 100 tane kalem ilaç hiçbir şekilde yok, diğer kalemlerde sayıları stok seviyesinin altına düştü. Grip ilaçları, ağrı kesiciler, aklınıza gelecek tüm ilaçlarda bir eksiklik var. Buna ilişkin bir çözüm önerisi ya da bir çaba yok çünkü kurumlar maalesef başka işlerle uğraşır hâldeler. Sosyal Güvenlik Kurumu sürekli bir yolsuzluk dosyasıyla ya da görevden alınmalarla uğraşıyor. Bu sorun ne zaman çözülecek? Hayati ilaçlar kalmayınca, eczane rafları boşaldığında ya da eczacıyı suçlayarak mı bu sorun çözülecek?

ECZANELERDE ‘SORUMLUSU BİZ DEĞİLİZ’ AFİŞLERİ

İstanbul'daki eczacıların, iktidarın sürekli birilerini suçlamasından dolayı "Aman, bizi de terörist ilan etmesinlerdiye "Eczanelerde bulamadığınız ilaçların sorumlusu eczacınız değildir" diye eczanelerine afiş astıklarını söyleyen Bulut, halk sağlığının tehlikede olduğunu bildirdi.

“Bu sorunun üç tane sebebi var” diyen Bulut,sözlerini şöyle sürdürdü:

Birincisi, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi kriz; ikincisi, döviz kurlarındaki artış; üçüncüsü de ilaç fiyat kararnamesi. İlaç fiyat kararnamesinde ilaçların fiyatlandırılması yılda 1 defa şubat ayında yapılıyor. Yıl sonuna doğru ilaç eksikliği hissedilirdi ancak şubat ayına gelmeden ilaç, depolardan alınamaz hâlde, eczanede stok düşmüş durumda; sebebi, ilacın dışa bağımlı olması ve döviz kuruna göre fiyatlandırılıyor olması. Şu anda ilaç fiyatlandırılmasındaki döviz kuru, avro tutarı 4,57'dir yani siz, Türkiye'deki ilacın fiyatlandırılmasını 4,57'den alıyorsunuz. Avro 11 liraya gelmiş durumda yani neredeyse 3 katı. Böyle bir durumda, bu sektörün ne ayakta kalma şansı var ne de ilaçların yeterince eczanede bulunma şansı var.Kriz "Geliyorum." diyor ancak iktidar yine üç maymunu oynamaya devam ediyor.