Adana’nın Seyhan ilçesinde bulunan Şehit Fikret Yükseler İlkokulu 24 yıllık öğretmen Zahide Özkale okulların açılmasının bir haftalık ardından bu yıl okula başlayan öğrencilerin büyük sevgisini kazandı.
Adana’nın tanınmış avukatlarından Muhsin Özkale’nin eşi 24 yıllık öğretmen tecrübesi olan Zahide Özkale,hayatın tüm zorluklarına rağmen öğrencilerinin öğrenme hevesinin kendisini mutlu etmeye yettiğini ifade etti.
Zahide öğretmen, meslek aşkıyla tüm zorlukları göğüsleyerek öğrencilerinin iyi birer birey olması için ve Vatan’a Milletine hayırlı bir evlat olmaları için çabalıyor.


Öğretmen, insanı topluma ve geleceğe hazırlayan en önemli mürebbidir. Diyen Zahide Özkale Bilgiyi, öğrenmeyi elde etmeyi ve onu kullanmayı öğreten odur. Siyasetçiler, idareciler, fikir ve düşünce adamları, bilim adamları, hukukçular ilk defa onun elinde yoğrulur. Toplum hamurunun yoğrulmasında mutlaka onun eli vardır. O, her türlü erdemin taşıyıcısı ve aşılayıcısıdır. Eğitimciler geleceğe yön verecek, milletini en üst düzeyde temsil edecek nesilleri yetiştirmenin sancısını çekmelidir. Milletinin istikbaliyle alakalı sahih projeleri olan her eğitimcinin bu mukaddes sancısı yeni çağları açan Fatihleri doğuracaktır dedi.


Gerçek öğretmen bir cevherci gibi, bir bahçıvan gibi olmalıdır diyen Özkale Nasıl bir bahçıvan ağacın meyveye durması için önce tohumun toprağını hazırlar sonra tohumunu eker. Ondan sora tohumun çimlenmesini bekler, çimlenen tohum fidan olur. Fidanın bakımı, sulanması, gübrelenmesi gibi daha nice işler yapılıp yıllar sonra ağacın meyve vermesi beklenir. Bir ağaçtan meyve almak için bu gayretler gösterilirken geleceğimizi inşa etmelerini istediğimiz yavrularımızı, öğrencilerimizi yetiştirirken daha gayretli ve hassas olmamız gerekmez mi? Bu hassasiyeti ve gayreti öncelikle onlarla kuracağımız iletişimde göstermeliyiz. Öğretmen öğrenci iletişiminde doğru iletişimi kuramayan öğretmenler bir fidanı ihtiyacından fazla sulayarak çürüten bir bahçıvan gibidir.

Öğretmenin yapması gereken, öğrencinin kalbini kazanması, onları kendine bağlaması, sevmesi ve onlar tarafından sevilen bir şahsiyet olmasıdır. Bundan sonrası kolaydır. Çünkü öğretmenini seven öğrenci aynı sevgiyi dersine ve okuluna da gösterecektir. Sevgi bütün kapıların kilitlerini açan bir anahtardır. Sevgi anahtarıyla açılan kalp kapılarından içeri girip gönüller feth edilince, aşılmayacak güçlükler aşılır, çekilmeyecek meşakkatler çekilir. Her çocuk sevilmek ve anlaşılmak ister. Öğretmeni tarafından sevilmeyen veya sevildiğini hissetmeyen çocuk, öğretmenden gelenleri kabullenmez. Seni seven, senin sevdiklerini de sever. Diye konuştu.