erolsennur @ hotmail.com

     Adana'da yaşayanlar, son günlerde köpek sayısındaki artışın farkına varmışlardır. Kenar semtlerdeki esnaflar ve  yaşayanlar  ile görüşmelerimde , konu hakkında çeşitli yorumlarda bulunmuşlardır. Resmi kurumlarda çalışan bazı arkadaşlarım ile sohbet esnasında ise farklı yorumlarda bulunmuşlardır.

     Özetleyecek olursam,

  • İlçe belediyelerince hayvanların çeşitli araçlarla Adana'ya getirilerek, nüfusun az olduğu bölgelere bırakılmasının ara etmenlerden biri olduğunu yorumladım
  • İlçe belediyelerinde bu hayvanları kısırlaştıracak ilgili uzmanların ve yeterli ekipmanın bulunmadığını, sırf bu sebeple hayvanların yaşadıkları ortamdan koparılarak Adana merkezde Nüfusun az olduğu bölgelerde bırakıldığı bilgisine ulaştım.  Bu bilgi doğru mudur yanlış mıdır bunu tartışmayacağım.
  • Büyükşehir Belediyesi'nin yeterli veteriner ve kısırlaştırma için tıbbi teknik donanıma sahip olduğu bilgisine ulaştım.
  • Aklıma gelen çözüm; ilçe belediye yetkililerinin Adana Büyükşehir Belediyesi ile görüşerek randevu almaları,  kısırlaştırılması gereken hayvanların ilgili birime getirilerek buradaki tıbbi müdahaleyi takiben tekrar hayvanları kendi yaşam alanlarına bırakmalarıdır.
  • Bir başka çözüm hayvanların çiftliklerde ya da barınaklarda toplanarak, sahiplenmek isteyen kişilerce sahiplendirilmesinin sağlanmasıdır.
  • Şartlar ne olursa olsun canlı yaşamı değerlidir. Ancak insan hayatı ile hayvanların hayatı arasında tercih yapmak zorunda kalırsam, öncelik daima insan hayatının korunması yönünde olacaktır. 
  • Yeni hayvan hakları yasa tasarısı TBMM den çıktı ve sisteme işlendi. Hayvan hakları yasası mevzuat gov tr den yasanın son şekli okunabilir.
  • Basın yayın organlarına , her ay en azından yarım saat hayvanlar ile ilgili eğitim-eğitici proğramlara yer verme zorunluluğu geldi. Hayvanlarda deney yapılması etik kurullarının iznine bağlandı.  Bilindiği gibi insanlardaki deneylerde çok sayıda şarta bağlanmış olup bunlardan biride etik kurullarının iznidir.
  • Hayvanlarla ilgili yasaklar şunlardır: a) Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek. b) Hayvanları, gücünü aştığı açıkça görülen fiillere zorlamak. c) Hayvan bakımı eğitimi almamış kişilerce ev ve süs hayvanı satmak. d) Ev ve süs hayvanlarını onaltı yaşından küçüklere satmak. e) Hayvanların kesin olarak öldüğü anlaşılmadan, vücutlarına müdahalelerde bulunmak. f) Kesim hayvanları ve 4915 sayılı Kanun çerçevesinde avlanmasına ve özel üretim çiftliklerinde kesim hayvanı olarak üretimine izin verilen av hayvanları ile ticarete konu yabani hayvanlar dışındaki hayvanları, et ihtiyacı amacıyla kesip ya da öldürüp piyasaya sürmek. g) Kesim için yetiştirilmiş hayvanlar dışındaki hayvanları ödül, ikramiye ya da prim olarak dağıtmak. h) Tıbbî gerekçeler hariç hayvanlara ya da onların ana karnındaki yavrularına veya havyar üretimi hariç yumurtalarına zarar verebilecek sunî müdahaleler yapmak, yabancı maddeler vermek. ı) Hayvanları hasta, gebelik süresinin 2/3’ünü tamamlamış gebe ve yeni ana iken çalıştırmak, uygun olmayan koşullarda barındırmak. j) Hayvanlarla cinsel ilişkide bulunmak, işkence yapmak. k) Sağlık nedenleri ile gerekli olmadıkça bir hayvana zor kullanarak yem yedirmek, acı, ıstırap ya da zarar veren yiyecekler ile alkollü içki, sigara, uyuşturucu ve bunun gibi bağımlılık yapan yiyecek veya içecekler vermek. l) PitbullTerrier, Japanese Tosa gibi tehlike arz eden hayvanları üretmek; sahiplendirilmesini, ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak; takas etmek, sergilemek ve hediye etmek.