Kayısıyı çok severim hele de rengi altın sarısı, tadı biraz mayhoş olursa...Adana Demirspor- Malatyaspor maçına da kayısı tadında bir galibiyet umuduyla gitmiştim, biliyorsunuz Malatya şehri kayısısı ile ünlüdür. Maalesef kayısı acı çıktı, çekirdeği boğazıma düğümlendi...Şaka bir yana, evimizde ağırladığımız ligin dibine çöreklenmiş Malatyaspor karşısında varlık gösteremedik ve sahadan 2 golle mağlup ayrıldık...

Sumudica'yı nasıl tanırsınız?

Malatyaspor'un 6 antremana çıkabilen çiçeği burnunda Teknik Direktörü Sumudica'yı, daha önce görev yaptığı Gaziantep FK den 5-3-2 oynatmasıyla tanırım. Taktik anlayış olarak savunmayı üçlü kurar, kanatlardaki iki oyuncusunu defansa kilitler ve kanatları kapatır. Nitekim, daha önce hücum aksiyonları ile tanıdığım Karim Hafes ve Hadadi'yi hücuma çıkarmadan, defansı beşledi ve takımımızın etkili olduğu kanat organizasyonlarına izin vermedi. Vargas ve Yunus kanatlarda etkili olamayınca, Balotelli'de istediği yan topları alamadı. Sonuçta maç Malatyaspor'un istediği formatta oynandı ve Sumudica'nın balı, kaleci Ertaç'ın inanılmaz kurtarışlarıyla birleşince, sahadan elimiz boş ayrılmak zorunda kaldık...

Montella'nın B planı yoktu...

İtalyan Montella'nın takımımızın başına geçmesiyle gelen başarının özü, savunmayı fazla öne çıkarmayarak iyi defans yapmamız, çalışkan bir orta alan görüntüsü, hızlı ve yaratıcı kanat oyuncularımızla kontrataka dayalı ofans organizasyonları idi...Rakip dersine iyi çalışıp Vargas ve Yunus'u etkisiz kılınca, Montella'nın başka bir formata geçmesi gerekiyordu ama hoca Vargas'ı 90, Yunus'u 70 dakika oyunda tuttu. Anlayacağınız hocamızın B planı yoktu varsa bile sahaya yansıtamamış, kapalı defans yapan rakip takım analizi iyi yapılmamıştı...

Basın toplantısında yenilgiyi sadece şanssızlığa bağlaması, kendi adına talihsizlikti. Halbuki, takımımızın tempoyu yükseltememesine, kanatlardan gelen topların isabetli pastan ziyade orta olmasına, yüksek top hakimiyetsizliği dolayısıyla Adana'lı Sadık'ı yıldız yapmamıza değinmeliydi

Sinan- Belhanda değişikliği...

Futbolda ''Kazanan takım bozulmaz'' diye bir özdeyiş vardır. Montella son maçların çalışkan oyuncusu Sinan'dan vazgeçerek, sakatlığı nedeniyle uzun süredir forma giyemeyen Belhanda'yı sahaya sürünce, orta alanda yaratıcılık eksik kaldı. Basın toplantısında ''Sinan- Belhanda değişikliğinden beklediğiniz verimi alabildiniz mi?'' soruma yanıt olarak, milli maç arasında Belhanda iyi çalıştığı için onu tercih ettiğini söyledi ama söyledikleri sahaya yansımadı. Bu kadar deneyimli ve maliyetli bir oyuncunun sahaya verecek daha fazla şeyleri olması lazım. Bu kadar yan ve geri pasla, kaçak döğüşle bir yere varamaz. İstatistiklerde diyor ki, Belhanda'nın ilk 11 başladığı 5 lig maçında, galibiyet yüzü görememişiz...

Bireysel performanslar...

-Kalede Ferhat güven vermiyor, gereksiz risklere giriyor. Ocak transferinde kaleci, önceliğimiz olacağa benzer...

-Svensson geçen haftalarda izlediğim ofans futbolu sergileyemedi. Nedeni rakibin kanatlarda fazla oyuncu bulundurması ve Yunus'un içeri katederek Svensson'a koridor açmamasıydı...

-Samet'i geçen haftalarda topu oyuna olumlu sokamama konusunda eleştirmiştim. Malatya karşısında bu konuda risksiz oynadı ve kazandığı topları en yakın arkadaşına kazandırdı ancak başarılı olduğu kesicilik yönünde zamanlama hataları yaptı, kafa topunu yanlış yöne uzaklaştırınca gole sebebiyet verdi, Adem Büyük'ü tanısa, o pozisyonda  göğsüyle topu kontrol edeceğini bilebilirdi...Avrupa'da yardımcı hocalar, maçta eşleşeceği rakip oyuncunun videolarını, kendi futbolcularına atıyorlar ve futbolcuların rakiplerini ezberlemelerini sağlıyorlar. Bilmiyorum, bizde de böyle mi?

-Rakip defans gömülü oynayınca Simon Delı'ye fazla iş düşmedi, buna rağmen Adem ve Tetteh karşısında zor anlar yaşadı...Kendi kalesine attığı acemice gol talihsizlikti...İlk gol de Tetteh'i kontrol etmesi gerekirdi...

-Rassoul'un sol kanatta etkili ataklarını izleyemedim, koridorunda rakip fazla adam bulundurduğu için...Formunu yükseltmeli...

-Stambouli maçın çalışkanıydı, rakip kaleyi de yokladı ama isabet kaydedemedi...

-Bjarnason son derece etkisizdi, hocası bile 45 dakika zor dayandı...

-Yunus iyi başladığı maçı tamamlayamadı. Direkten dönen şık vuruşu gol olsaydı, rakip bu kadar katı savunma yapamaz, maçın akışı değişebilirdi...

-Vargas geldiğinden bu yana en etkisiz maçını oynadı, çok pas hatası yaptı, top ezdi. Ceza çizgisi üzerinden frikikleri gole çeviremedi...

-Balotelli istediği topları alamayınca etkisiz göründü ve maçı golsüz kapadı...

-Assombalonga ikinci yarıda oyuna girdi ve kalabalık defansta kayboldu...

-Ezeh daha fazla şansı hakediyor...

Hakem Fırat Aydınus oyunu yavaşlattı...

Yıllar sonra Adana'da maç yöneten hakem Fırat Aydınus, futbolcularla gereksiz diyaloglara girerek maçı yavaşlattı. Frikik atışlarında baraj mesafelerini iyi ayarlayamadı...

Özetle...

Yakaladığımız 4 maçlık seriyi devam ettiremedik ve rakibe hayat verdik. Süper lig de bu tür yenilgileri kabul edebilirim ama futbolcuların kabullenmişliği, skora isyan etmemelerini kabullenemem... Montella milli maç arasında bu rehavete izin vermemeliydi. Üstüste Sivas ve Başakşehir deplasmanları, Malatya karşısında kaybedilen 3 puanı telafi imkanı verebilir zira deplasman maçları, takımımızın oyun şablonuna daha uygun...Umarım, bu yenilgiden gereken dersler çıkarılır...