erolsennur @ hotmail.com

Canlılar dünyasında virüsler canlıların en küçüğü ve tek hücreli olarak bilinir. Daha büyük olanları sırasıyla; mikoplazma, riketsia,klamidya, bakteriler, amip, protozoonlar, eklem bacaklılar ve devam ediyor. Korona taç demektir. Koronavirüs taç şeklinde görünümü olan virüs demektir. Virüslerin genel özellikleri vardır. Birbirlerinden farklı özellikleri de vardır.

Koronavirüs , grip gibi bir virüs türüdür. Ancak koronavirüs diğer bildiğimiz virüs türlerine göre daha bulaşıcı ve daha ölümcüldür. Koronavirüsün her ne kadar laboratuar kökenli mi yoksa mutasyonla mı yoksa hayvanlardan insanlara geçen bir virüs mü olduğu konusunda fikir birliği olmasa dahi, gün geçtikçe bilim insanlarının çabaları ile daha fazla bilgi sahibi olmaktayız.

Teknolojimiz 100 yıl öncesi göre çok gelişmiştir. Ancak bilimin gelişme miktarı karşısında, sağlık sektöründe teknolojik gelişmenin nispeten geri kaldığı düşüncesindeyim. Buna rağmen aşı ve tedavi konusunda çok önemli gelişmeler olmuştur. Ancak henüz tedavisi ya da aşısı bulunamamıştır. Ümit ederim, yakın zamanda hem tedavisi hem de aşısı bulunacaktır.

Unicef yani birleşmiş Milletler uluslararası çocuklara yardım fonu birimi(çocuk haklarını korumak, çocukların ve ailelerin hayatlarını iyileştirmek);  Eğitim ve Öğretime devam edilmelidir diyor. Oysa ülkemizin genel eğitim seviye ortalaması; Fatih Altaylı’nın bir televizyon proğramındailkokul 4. Sınıf seviyesinde olarak anlatıldı.

Ülkemizin bilim ve teknolojisinin istenen düzeyde gelişmediğini hepimiz biliyoruz. Karantina uygulanırsa; ilaç üreten fabrika ilaç üretemediğinde, çiftçimiz ürün yetiştiremediğinde neler olabileceğini düşünüyormusunuz? Hükümetin yerine kendinizi koyun. Siz yetkili olsaydınız ne yapardınız ?

Öncelikle 2 yaş üstü ve özel rahatsızlığı olanlar hariç; herkes maske takmalıdır. 2 yaş altı ve özel rahatsızlığı olanlar, kamuya açık yerlere(market, pazaryeri, okul,adliye,toplu taşıma vb) çıkmamalıdır-çıkmalarına izin verilmemelidir. Maske başkasına bulaştırıcılığınızı önler. Maske takanda koronavirüs olsa bile, başkasına bulaştırma ihtimalini çok azaltır. Bulaştırıcılığın büyük oranda öksürük, balgam yani solunumla olduğu düşünülüyor.

Temasta önemlidir. Güvenli mesafe en azından 1,5 metre olmalıdır. Temasla bulaştırıcılık solunumla olduğu kadar yaygın olmasa dahi vardır. Ellerinizin temiz olduğundan emin olmadan yüzünüze,gözünüze dokunmanız risk arzeder. Ellerinizi sabunla en azından 20 saniye yıkadıktan sonramutlaka , dirseklere kadar kollarınızı, yüzünüzü, saçlı derinizi yani kısaca kıyafet olmayan her yerinizi de yıkamanızı öneriyorum. Ayrıca her evden çıktıktan sonra, eve dönünce sandalye, çek-yat gibi yerlere dokunmadan önce banyoda kıyafetler çıkarılmalıdır, duş alınıp temiz kıyafetler giyilmeden asla ve asla herhangi bir yerle temas edilmemelidir.

Ayrıca  ben ülkemde yetkili olsaydım, hafta sonları önceden duyurmak kaydı ile karantinalar uygulardım. Halka hafta sonları, tatil günlerinde gerek duyulduğu taktirde 2-3 günlük karantinalar uygulanacağını, herkesin evinde 2-3 günlük gıdasını sürekli bulundurmasında fayda olduğunu açıklardım. Piyasayı kapatmanın çözüm olmadığını, ancak kurallara uyulmadığı taktirde salgının ve ölümlerin artacağını açık dille anlatırdım. Hükümet insanlar korkmasın diye imalı anlatıyor. Ancak insanlarımız ya gerçekten anlamıyor ya da anlamak istemiyorlar. Gerçi bazılarında bencillikte var, koronavirüs kaptım-başkası da koronavirüs kapsın deyip özellikle hastalığı başkalarına bulaştırmaya çalışanları basından okuyoruz. Bunlar için de ayrıca caydırıcı yaptırımlar olmalıdır.