Macera arama Ümit hocam...Takımı bildiği şablonda oynat...Oynamayı bilmedikleri sisteme alışmaları, zaman gerektirir. Nereden çıktı 3-4-3 sistemi? 3 lü savunma oynamak zor alışılan, zor oturan bir sistem. Hazırlık maçı bile oynamadan lige 3 lü savunma ile başlamak, resmen macera aramaktır. Macera arama hocam...

Allahtan ikinci yarı 3 lü savunmadan vazgeçip takımımızın alışık olduğu 4-2-3-1 sistemine geçtin de, maçı çevirdin. Hatadan dönmekte erdemdir...Zaten elindeki mevcut kadro 3-4-3 oynamaz. 3 lü savunma sistemi, oyunun her iki yönünü birlikte oynayabilen kanat oyuncuları gerektirir. Bu isimler asla, Mehmet Uslu ve Tarık Çamdal değildir. İkinci yarı herkes yerli yerinde oynayınca, oyunu lehimize çevirmeyi bildik. İlk yarıda ki takımımıza uymayan sistemi eksi hanene yazıyorum. Yanlıştan dönüp maçı çevirmeni de artı hanene...

Transfer tahtası nedeniyle genç oyuncular ağırlıklı Bursaspor, ismi büyük oyunu küçük takım görüntüsü verdi. Bursa deplasmanından getirilen 3 puanı küçümsemeden hatalardan dersler çıkarabilirsek, önümüzdeki haftalara daha aydınlık bakabiliriz. İlk ders yediğimiz golde yapılan hata olmalıdır. 3 uzun stoperle oynamamıza karşın ilk 7 dakika içerisinde 2 defa rakibe hava topu bırakmamız ve birisinin gol olması affedilir bir hata değil...Duran topta ‘’Alan mı? Adam mı?’’ markajı yapılacağına Ümit hoca karar verir ama benim gözlemim ne yapıp edip hava üstünlüğü sağlayacak defans organizasyonu yaratılmalıdır...

Kalede Zubas ilk maçı olmasına karşın güven verdi. Top takipçiliği ve  topu oyuna sokması adına benden tam puan aldı. Uzun boyuna karşın yan top hakimiyetine henüz karar veremedim. Zamanla becereceğine eminim...

Tarık Çamdal ilk yarıda oyun tarzına uygun olmayan sistemde sırıttı. İkinci yarı 4 lü savunma sistemine geçince rahatladı. Okan Alkan ve Süleyman Koç ile gireceği forma rekabeti, takımımıza yarayacaktır...

Mehmet Uslu takımımızın en yumuşak karnı...İlk yarıda kendinden kapasitesinin üstünde katkı beklendi, ileri geri çalışması istendi, zorlandı.Burak Kapacak oralarda cirit attı. İkinci yarı dörtlü savunmaya dönülünce, defansif ağırlıklı oyunuyla durumu idare etti. Benim gönlümden bu bölgede Rassoul’un oynaması geçer. Geçen sene soldan hücuma verdiği destekle, Mehmet Akyüz’ünverimliliğini ne kadar arttırdığını gözlemlemiştik. Bu yıl stoperi toparlaması düşünülüyorsa, bu defa Anıl Karaer’i orada düşünebiliriz. Zira Anıl stoper kadar solbekte de görev almıştı...

Defansın göbeğinde Tayyip- Semih- Rassoul- Anıl arasından en uygun ikiliyi yakalayıp ısrar etmek, Ümit hocanın görevi...Ama ne yapıp edip hava köprüsü kurmak zorunda. Yediğimiz gol örneği kimse yükselmezse, acısını çekeriz. Transfer dönemi bitmeden stoper mevkiine İskandinav ülkelerinden kapı gibi bir defans oyuncusu alınabilir. Stoper konusunda İskandinav futbolcu, benim tercihimdir...

Ön libero da Hamidou Traore, ‘’atsan atılmaz, satsan satılmaz’’ türünden bir oyuncu...Son iki sezonda en kritik maçlarda, en kritik hataları yaparak şimşekleri üzerine çekti. Bursa karşısında da oyuna konsantre başlamadı. Ama yetenekleri tartışılmayacak bir oyuncu. Acaba diyorum, Ümit hocaforvet arkasında deneyip, kaleye göndereceği sert şutlarından mı, fayadalansa...Ön libero bölgesini Hasan rahatlıkla doldurur...

Orta  alanda Traore- Hasan- Sinan- Aosman- Kerim- Süleyman- Hamza arasında ideal üçlü, bir kaç maç sonra ortaya çıkar...Ümit hoca eminim ki, en kısa sürede ideal orta alanı oluşturur...

Forvette Bursa kaşısında Sedat- Mehmet Akyüz- Pa Dibba üçlüsüyle çıktık...Sedat takımı yadırgamadan ilk yarı oyuna ağırlığını koydu. İkinci yarı yorulup çıktığında yerine giren Koseçki’yi çok istekli, arzulu gördüm. Sıkı çalışırsa formayı kapar, görüntüsü verdi... Mehmet Akyüz attığı iki golle ustalığını ve ne kadar formda olduğunu gösterdi. Orta alandan ve kanatlardan iyi beslendiğinde, golcülüğü ön plana çıkıyor...Pa Dibba kanat oyuncusu değil. Oynatırsanız yok demiyor ama asıl verimli olduğu bölge ileri uç...Ya çift santrfor veya forvet arkası...

Forvette Lanzafeme Bursa karşısında şans bulamadı. Kariyerli İtalyan ile ilgili fikirlerimi ilerleyen haftalara sakladım...Carayol geçen sene yeterince katkı koyamadı takımımıza, bu yıl ne vereceğini merak ediyorum...Kaptan Volkan Şen’in sakatlığı hangi aşamada? Takımımızın sağlam kaptana ihtiyacı var...

Pandemi tüm yaşamımıza sıkıntı getirdi. Futbola getirdiği sıkıntıyı sizlerle paylaşacağım. Maçı izler, kafamda ki soru işaretlerini basın toplantısında Teknik Direktörlere sorar, köşe yazılarımda hocaların yorumlarına yer verirdim. Federasyon, bizlerin basın toplantılarına katılımını yasaklamış. Üzüldüm...

Nasıl başlarsan öyle gider...İyi başladık...Kadro derinliğimizde iyi...Hocamız macera aramazsa, 5 oyuncu değişikliğini olumlu kullanırsa, bol gollü maçlar izleriz...

xxx

İyi başladık, iyi gider mi?

Sezon başlarken ‘’Nasıl başlarsan, öyle gider’’ başlıklı köşe yazmıştım...Adanaspor sezonun ilk maçında evinde, bu ligin dişli ekiplerinden İstanbulspor’u ağırladı ve tek golle puansız yolladı. Yani, yeni sezona 3 puanla başladık, iyi gider mi? Zor...

Öncelikle söylemeliyim, Adanaspor geçen sezondan daha derli toplu...Almancı gençlerden büyük ölçüde arınmış, saha da mücadele eden bir takım vardı İstanbulspor karşısında...Ancak yeter mi? Yetmez...

Aslında İstanbulspor’un geçen yıldan bozulmayan oturmuş kadrosu, bizim yarı yarıya değişen kadromuz karşısında favori görünüyordu. Ama rakibin hazır olmaması, göze hoş gelen birbirine yakın oynayıp kısa üçgenli oyunundan vazgeçip, defansın arkasına uzun top atma sevdasına düşünce, ekmeğimize yağ çalındı. Her iki kaleninde doğru dürüst pozisyon yaşamadığı maçta, rakibin 20 yaşında kalecisi Halil Yiğit Yitmez can alıcı hata yapınca, deneyimli kaptanımız Tevfik Altındağ affetmedi ve akıllı tek vuruşla topu ağlara yolladı. Temposuz, pozisyonsuz maçı kazanmayı bildik, devamı gelir mi? Bu kadroyla zor...

Kalede Goran Karaçiç güven verdi. İstanbulspor’un pozisyon yaratamadığı maçta, defans arkasına yükseltilen toplarda başarılıydı...

Furkan Şeker, sağ kanatta desansif görevleri yerine getirdi. Takımını hücuma kaldırma da eksikleri vardı.

Canberk Dilaver, şampiyon kadromuzda yer alan oyuncumuz...Geçen sezonun ikinci yarısı ve pandemi sonrası verimsiz maşlar oynamıştı. Sezonun ilk maçında güçlenmiş gördüm ama yeterli mi? Daha çalışması lazım...

Problem defansın göbeğinde... İstanbulspor karşısına Donkor- Evren ikilisiyle  çıktık. Rakip üstümüze fazla gelmeyince sırıtmadılar...Evren’in ağırlığı, Donkor’un kısa boyu tandem için bu maçta görünmese bile zaafiyet...Alternatiflerde uzun Cenk Alptekin ve İhsan Göktaş var. Fatih Akyel hoca bu dörtlüden en uyumluikiliyi nasıl yakalayacak, merak ediyorum...

Ön liberoda Uğurcan Yazgılı maçın yıldızıydı...Hem orta alanda yüksek toplarda kesicilik görevini yaptığı gibi hem de stoperlerin arasına girerek defansı üçledi...

Tevfik Altındağ...Takımımızın kaptanı...Demirspor’da figürandı, Adanaspor’da başrol oyuncusu...Deneyimini ortaya koydu, hocasının talimatları doğrultusunda oyunu yavaşlattı, ‘’top biz de kalsın’’ oynadı, alışık olduğu bölgede Uğurcan görevlendirilince hücumu destekledi, akıllıca golünü attı. Daha ne yapsın? Biraz daha dikine oynasın...

Bagayoko...Belki de geldiğinden bu yana en iyi maçını oynadı, Elazığ’da ki başarılı günlerini hatırlattı. Rakibi rahatsız etti...

Orta alana Celil girince, Samican formunu yakalayınca, Umut formayı kapıncadaha rekabetçi, daha renkli orta saha izleyeceğiz...

Eksik kalan bölgemiz, forvetimiz...

Yeni transfer Ozegoviç’i dikkatle izledim. Pivot santfor görünümlü ama fiziği yeterli değil...Karar vermek için birkaç maç daha izlemem lazım...

Ronei takımımızın gediklisi...Benim göremediğim neyi görüyorlar ki, geçen sene ki başarısız takımın hemen hemen tamamı gidiyor ama Ronei kalıyor...Yine saç baş yoldurdu...

Eren Keleş...Bir istikrar yakala be evladım...3 senedir takımımızdasın, bir maçta 90 dakikalık performansın olsun...Her maçta bir pozisyonda ortaya çıkıp ‘’ne topçu be’’ dedirtiyorsun, devamında ara ki bulasın Eren Keleş’i...

Sonradan oyuna giren Belem, kontratak oyuncusu görünümünde...Fikir yürütmek için erken...

Ozan Papaker...Önce fazla kilolarından arın, öyle gel...

Ömer Çiçek az süre aldı. İlerleyen haftalarda takıma alışıp yararlı olabilir...

Son olarak Fatih Akyel...Çiçeği burnunda Teknik direktörümüz oturmadı, saha kenarında maçı yaşadı, oyunun temposunu kontrol etti. Takımı tanıdıkça oyuna hakimiyeti artacaktır...

Özetle...

Geçen seneden dilimiz yandı, yoğurdu üfleyerek yiyoruz...Sezona galibiyet ile başlamak güzel ama devamının gelmesi için bu kadro kalitesi  yetmez...Birkaç maç sonra daha sağlıklı yorum yapabilirim ama defansa ve forvete takviyenin şart olduğunu düşünüyorum...