erolsennur @ hotmail.com

     Canlılar sistemlerden, sistemler organlardan, organlar dokulardan, dokular hücrelerden oluşur.  Hücreler ise üç ana bölümden oluşur. Hücre zarı, sitoplazma ve çekirdek kısmından oluşur. Hücrenin  çekirdeğindeki DNA, canlının ne  olacağını ve nasıl olacağını belirler.  DNA daki  kodlarımız; Adenin-Timin ve  Guanin-Sitozinden oluşmaktadır. 

      Canlılar çoğalırken DNA daki bu kodların kopyalanması ile çoğalmaktadırlar. 

      Bazen DNA'daki kodlar kopyalanırken; kaybolan olabiliyor, tek kopya yerine çift kopya yapılabiliyor, yukarıya  da da aşağıya kod kayması olabiliyor. Bunun sonucunda oluşan genetik değişim sonraki nesillere aktarılabiliyor. Bu olaylar tesadüfi olmakla birlikte büyük çoğunluğu zararsız ya da mutasyona uğrayan hücrenin kaybı şeklinde sonuçlanmaktadır. Ancak nadiren kalıcı olup sonraki nesillere aktarılabilmektedir. Sonraki nesillere aktarıldığında, bazen yeni nesillerde de yapı değişikliklerine neden olabilmektedir. 

      Genetik kodlamadaki bu hatalar evrim olarakta bilinmektedir. Mutasyona uğramışta denmektedir.

       Bu durum insanlarda genetik hastalıklar olarak bilinmektedir.

       Bu durum mutayona uğramış, evrim geçirmiş olarak konuşulmaktadır. Yeni oluşana da varyant yani aynı türün farklı alt tipi denmektedir.

Mutasyon Türk Dil Kurumuna göre değişinim demektir. Türk Dil Kurumuna göre Mutasyon yani değişinim bir canlının genomu içindeki DNA ya da RNA diziliminde meydana gelen kalıcı değişmelerdir.

Evrim ise Türk Dil Kurumuna göre; zaman içinde birdenbire olmayan, kesintisiz, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci demektir. Evrimin ikinci anlamı ise bir canlıyı ötekilerden ayırt eden biçimsel ve yapısal karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir dizi değişme olayıdır.

      Genetik kod aktarılırken hata oluşma ihtimali oransaldır. Bir virüsün kendini çoğaltırken genetik kodlamada hata yapma ihtimali ile 1 milyar virüsün kendini çoğaltırken genetik kodlamada hata  yapma olasılığı oransal olarak aynıdır. Ancak sayısal olarak aynı değildir. Tüm dünyada virüs sayısı miktarı arttıkça, sürekli kendini kopyaladıkça genetik yapı değiştirme oranı aynı kalmakla birlikte, sayısal miktar artmaktadır. Bunlardan herhangi biri daha bulaşıcı, daha öldürücü genetik yapı değişikliğine uğrayabilir.

     Gerek aşı karşıtları- tereddütü olanlar gerekse aşıya ulaşamayanlar yüzünden; Kovid sayısı her geçen gün kendini kodlayarak çoğalırken, genetik kodlama hata riski artıyor. Kovidin Delta varyantında kodlama sonucu iki yerde hatası varken, yeni Omikronda on ayrı yerde  hatası olduğunu ilk verilerden öğreniyoruz. Sonuç itibari ile Kovidin Omikron varyantının neler yapabileceğini bir süre geçmeden öğrenemeyeceğiz. Ancak ilk gelen ve kesin olmayan bilimsel verilerden,  aşırı bulaşıcı olduğunu öğrenebilmekteyiz. Kesin olmayan verilere göre, bazı bilim adamları bulaştırıcılığın 30-40 kat daha fazla olabileceğini tahmin etmektedir. Öldürücülük oranı ise henüz tam bilinmemektedir. Tahminler vardır. Konu hakkında net verilere zaman içinde ulaşabileceğiz.

     Evrim teorisini okullarda yasaklamak doğru değildir. ALLAH’ın herşeyi yarattığını, her şeye gücünün yettiğine ve yeteceğine inanıyorum. İzin verirse olur, izin vermezse olmaz. Mutasyona da, evrime de ALLAH izin vermeseydi olmazdı. Gücü her şeye yettiğine göre Evrim’e de dilerse izin verir , dilemezse izin vermez. Bilime inanmak gerekir. Bilime, teknolojiye inanmayan toplumlar; yok olmasalar bile , diğer toplumlara göre geride kalırlar.