Takımlar bir hafta sonra oynayacağı rakiplerini izlerler, güçlü ve zayıf yönlerini saptarlar ve ona göre stratejilerini belirlerler. Ben Adana Demirspor'da bu işlerin sağlıklı yürümediğini düşünüyorum...Trabzonspor Süper ligin lideri ve oyununun baş aktörü Nwakaeme...Takımımız bu oyuncunun analizi iyi yapamadı, Svensson'a anlatamadı, ezberletemedi. Sonuçta, Nwakaeme bir gol attı, bir gol attırdı ve Trabzon deplasmanından elimiz boş dönüyoruz. Nasıl Malatyaspor maçında rakip takım analizi iyi yapılmamışsa, Trabzonspor analizi de yeteri kadar yapılmamıştır...

Nwakaeme nasıl durdurulur?

Kimden bahsediyorum, biliyor musunuz? Dünya sıralamasında bir sezonda aynı maçta en fazla gol ve asist yapan oyuncu sıralamasında Muhammet Salah ve Messi'den sonra gelen bir futbolcudan... Trabzonspor bugün liderse, saha içi lideri Nwakaeme'ye çok şey borçlu, durdurulması zor bir oyuncu...Topla buluştuğunda adam eksiltmesiyle, etkili ortalarıyla sonuca ve skora etki eden bir oyuncu...Madem ayağına alınca etkili, o halde ayağına almasına engel olmak lazım, topla buluşmasına yakın markajla mani olmak lazım. Biz bu konuda eksik kaldık, Svensson'a rakibini yeterince anlatamadık, içeri kateden oyun şeklini ezberletemedik, Samet vasıtasıyla kademesini sağlayamadık. Neticede golüne ve asistine engel olamadık...

Montella hoca ve İtalyan analiz ekibi, Nwakaeme'yi yeteri kadar tanımayabilir, tanıyanların daha iyi anlatmaları lazımdı...Abdullah Avcı hocanın bizi analiz ettiği kadar, bizim edemedeğimizi gözlemledim...

Üzerimize gelen yanar...

Bu başlık deplasmanda Altay galibiyetinden sonra atılmış köşe yazımın başlığı... Gerçekten de bu sezon galibiyetlerimize bakın, Altay, Antalya, Hatay, Gaziantep gibi üzerimize gelen takımlar karşısında alınmış galibiyetler...Trabzon deplasmanında da böyle bir maç olacağını düşünmüştüm ancak maç başlayınca Trabzonspor'un topu bize bıraktığını, bizim Trabzon sahasına yerleşerek sağlı sollu akınlar geliştiren bir başlangıç izledim. Trabzonspor defansta merkezi kapatarak, üzerine gelmesini sağladı. Bu oyun şekli bizim ağır oyunculardan kurulu defansımızın ileri çıkması, aynı zamanda foyalarınında ortaya çıkması anlamına geliyordu. Nitekim rakip saha da 18 şut, 24 gol girişiminde bulunmamız, oyunu ne kadar ileride oynadığımızın göstergesi...Montella hocanın oyuna Assombalonga ile değil Balotelli ile başlaması, oyun şablonunun böyle olacağının sinyalleriydi. Ben Trabzonspor'un üzerimize geldiği bir oyun şeklini benimserdim...

Ben asla Montella hocanın Trabzon deplasmanında rakibinin cesaretle üzerine gitmesini kınamıyorum sadece mevcut kadromuzun set oyunununa uygun olmadığını, Yunus- Akintola- Metehan- Assombalonga- Ezeh- Vargas gibi sprinter oyuncularımızla kontratak oyununa daha yatkın olduğumuzu düşünüyorum ki, kazandığımız maçlar da bunu doğruladı...

Kadro istikrarlı iki takım karşılaştı...

Trabzonspor geçen sezon Abdullah Avcı yönetiminde istikrarlı bir oyuncu kadrosunda kavuştu, bu sezonda 2-3 takviyeyle gireni çıkanı belli, ilk 11 i kolayca sayılabilen bir kadro yaratıldı. Takımımızın Süper ligde ilk sezonu olmasına karşın, Montella hoca yönetiminde ilk 16 sı sayılabilen istikrarlı bir kadro oluşturuldu. Bu kadroda ısrar edilir, Trabzon gibi aksayan bölgelere 2-3 takviye yapılırsa, neden olmasın bizde zirveyi kovalayabiliriz...

Balotelli Trabzon'da sahadaydı...

Dünya yıldızımız Balotelli sezon başından beri sahalardaydı ama ilk defa Trabzon karşısında bu kadar istekliydi, bu kadar etkiliydi. Şutlarıyla Uğurcan'ı zor durumlarda bıraktığı gibi, çalımlarıyla Avrupa'da ki günlerinden bir demet sundu...

Defansımız iyi gününde değildi...

Özellikle Rassoul'u bu kadar dağınık bir gününde görmedim. Savunmada yerini kaybettiği gibi, hücum fonksiyonlarını da yerine getiremedi. Yediğimiz ikinci golde kademe hatası yaptı...

Simon Deli pozisyon hatası yapınca, Hamsik kolay bir gol attı. O pozisyonda çevre kontrolü yapmalıydı...

Samet hava toplarında üstünlüğünü devam ettiriyor ancak yükselirken faul yapmamaya özen göstermeli. Topu olumlu oyuna sokma konusunda ki eksikliklerini, basit oynayarak gideriyor...

Svensson, Nwakaeme karşında zor bi maç yaşadı. Rakibinin özelliklerini ezberlese, bu kadar zorlanmazdı. Girdiği net pozisyonunu, gole çevirmeliydi...

Orta alanımız dirençliydi...

Stambouli- Sinan- Bjarnason'dan oluşan orta üçlümüz, Trabzon maçında rakipleriyle kıyasıya mücadele ettiler. Stambouli organizatörlüğünü, Sinan ve Bjarnason çalışkanlıklarını ortaya koydular. Bu üçlü görevlerine biraz da yaratıcılık eklemeleri gerekir...

Trabzon defansı boşaltmayınca, kanatlar etkisiz kaldı...

Kanat oyuncularımız Akintola ve Yunus, Trabzon defansı karşısında etkili olamadı. Bunda defans arkasında sevdikleri geniş boşlukları bulamamanın rolü oldu. Sonradan oyuna giren Vargas- Metehan- Assombalonga gibi sprinter oyuncular da, Trabzonspor'un defansının merkezi kapatması sonucu yeteneklerini sergileyemediler...

Trabzon kaliteli olduğu kadar, şanslı günündeydi...

Trabzonspor tartışmasız Süper ligin kalitelisi ve lideri...Takımımız karşısında kalesinde çok pozisyon verdi. Balotelli'nin şutlarında, Uğurcan'ın becerisi kadar, şansının da rolü vardı. Hani derler ya ''efsunlanmış gibi''...Nwakaeme'nin attığı golde topun o kalabalık arasından kimseye çarpmadan geçişi gibi, bizim üst direkten seken pozisyonumuzda ki şanssızlığımız veya Trabzon'un şansı ön plandaydı...

Özetle...

Süper ligin lideri ve en organize takımı ile başabaş oynadık, ezilmedik. Doğru yoldayız, eksiklerimizi gidermek için Ocak transferi yaklaşıyor. Doğru saptamalarla hareket edildiğinde, güzel günler bizi bekliyor. Haftaya rakibimiz Giresun'u hasarsız atlatmak önemli, yeter ki rakip analizleri iyi yapılsın...