Adamın biri bir gün bahçesinde otururken dışkıdan top yapan bir b.k böceğini görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş;

"Ey Allahım her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın?

Aradan bir kaç ay geçmiş adam çaresiz bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış.

En sonunda bilge bir doktor ''Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiyeceksin" demiş.

Adam durumu anlamış ve 40 gün boyunca o pislikleri yemiş ve iyileşmiş. Aradan yıllar geçmiş aynı adam bir deniz yolculuğundayken denizin ortasında çok büyük fırtınaya yakalanmışlar.

Herkes bağırıp, çağırıp, ağlaşırken bu adam bacak bacak üstüne atıp sakince çayını yudumluyormuş. İçlerinden birileri dayanamamış sormuş. "Biz yana yakıla dua edip bağırıp çağırıyoruz sendeki bu ne rahatlık be adam ?"

Adam şöyle cevap vermiş ''KURBAN OLDUĞUMUN BİR KERE İŞİNE KARIŞTIM BANA KIRK GÜN B.K YEDİRDİ, İSTER YÜZDÜRÜR, İSTER BATIRIR BEN KARIŞMAM KARDEŞİM.”

Bunu neden yazdığımı merak etmiş olabilirsiniz. Birkaç gün önce bir gazetenin magazin sayfasında bir haber okudum.

Bir çok ünlü, gençleşmek için bülbül dışkısından yararlanıyormuş. Örneğin TomCruise ve Victoria Beckham da kısa süre önce bülbül dışkısını keşfetmiş. Japonya’nın Kyushu Adası’nda yaşayan bülbüllerden toplanan dışkılar pirinç kepeği ve suyla karıştırılıp krem haline getiriliyormuş ve yüze sürülüyormuş. Dışkıda bulunan enzimler yaşlanmanın izini siliyormuş.

Güzellik nelere kadirmiş… Güzellik uğruna insanlar yüzlerine kuş b.kundan yapılmış krem sürüyor. Üzerinde durmaya değmez diyebilirsiniz. Çok b.ktan bir şey de diyebilirsiniz. Ben de fazla yorum yapmak niyetinde değilim zaten…

Yukarıdaki fıkra ile bu haber arasında ne ilgi var diyeceksiniz.. Uymadı değil mi? Bence de uymadı.. Ama uysa da yazdım.. Uymasa da...

Ama yeri gelmişken başka bir b.ktan olaydan daha bahsetmek istiyorum.

“Tanrı öldü” diyerek, ateist literatüre felsefe tarihinin en ünlü sözünü kazandıran Nietzsche’nin son yıllarında aklını kaçırıp b.kuyla oynadığını, sidiğini içtiğini biliyor muydunuz?  Ben de bilmiyordum, yeni haberdar oldum. Çılgın filozof hakkında oldukça kapsamlı, tuğla kalınlığında bir biyografi kaleme alan JulianYoung’ın kitabında okudum.

Bu yazar filozofu bütün yönleri ile incelemiş. Eser,  Nietzsche hakkında önemli bir kaynak olarak kabul ediliyor. Yazarın dediğine göre, son yıllarında deliren filozof, şarkı söylüyor, oynuyor, keçi gibi hoplayıp zıplıyormuş. Kendini bazen Alman İmparatoru, bazen Cosima Wagner’in kocası olarak tanıtıyormuş. Ve yazara göre “bir bakıma bebekliğine dönmüştü; dışkısını duvarlara sıvıyor, kakasını yaptıktan sonra kâğıda sarıp masanın çekmecesine koyuyor, çizmesinin içine idrarını yapıp sonra içiyordu.” (JulianYoung, Nietzsche, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2. Baskı, 2017, sh. 829).

İlginç bir hususu daha belirtelim; yazılarında Hıristiyanlığa meydan okuyan, ağır şekilde saldıran ve Deccal’de hakaretler yağdıran Nietzsche’yi bir kilisenin bahçesine gömmüşler.

Ertuğrul Özkök, yeni kitabı Tanrı’yı Gören Son Adam’da, “Tanrı’yı öldüren” ve dinlere saldıran Nietzsche’nin son yıllardaki bu durumunu Tanrı’nın intikamı olarak değerlendiriyor. (Ertuğrul Özkök, Tanrı’yı Gören Son Adam, sh. 189). Saldırıya uğrayan Tanrı’nın da elbette bir bildiği vardır. Tanrı, “sen bana saldırırsan ben de sana b.k yediririm” demiş olabilir mi?

İslam dininde Allah’ın 99 adından birisi de Müntekim’dir ve bu kelimenin anlamı “intikam alan” demektir. Yani Tanrı intikamını alır. Zaten Kur’an-ı Kerim’de Tanrı’nın intikam alacağından bahseden ayetler var. Bu ayetlerde “Allah çok güçlüdür, intikamını alır” (3/4), “şüphesiz Allah her şeye galiptir, intikam sahibidir” (14/47) gibi cümleler var.

Allah, Nietzsche’den intikam almış olabilir mi? Ben Kur’an’daki “intikam” meselesini, “Allah’ın haksızlıklardan hesap soracağı” şeklinde anlıyorum.

Nietzsche’ye gelince… Bu filozof ateizmin önde gideni olarak görülse de, onun ateizminin farklı olduğunu bir çok yazar söylüyor. Ateistler için Tanrı yoktur. Ama Nietzsche Tanrı’yı öldürmekle işi bitirmiyor. O ömrü boyunca Tanrı’yı arayan biri. Bu düşünce onun beynine saplanmış zehirli bir kıymık gibi. Onu sıradan ateistler gibi görmemek gerekir. İnsandan Tanrı yaratmaya çalışmıştır. Üstün insan görüşünde Tanrı yaratma çabası var. Hallac-ı Mansur “Enel Hak” (ben Tanrı’yım) dememiş miydi?

Düşünce tarihinin bu önemli isminden Tanrı’nın intikam almak isteyeceğini zannetmiyorum. Çünkü Allah büyük ve Nietzsche’yi en iyi anlayacak varlık.

Nietzsche’yi çok seven, ondan etkilenen ve ona “çılgın Batılı” diyen Müslüman filozof Muhammet İkbal “onun beyni kafir ama kalbi mümindir” diyor.

Ben durumu anlattım. Gerisi size kalmış. İşin içinde b.k yemek de var! Akıllı olun!