2018-19 sezonuna transfer tahtasını açamadan başlayan Karabük, Eskişehir, Elazığ, Balıkesir ligin son sıralarına çöreklenmiş. Adanaspor transfer tahtası açık olduğu halde, neredeyse takımın %80 i yeni transfer olduğu halde, puan cetvelinde sondan ikinci. Hani derler yaa...’’Gelen, gideni aratır’’... Uğraşsan, çabalasan bu kadar temposuz, vurdumduymaz, yetenekleri sınırlı bir takım yaratamazsın...Böyle bir takım yaratmak için gidip dışarıdan futbolcu getirmeye de gerek yok, Adana’yı tarasan bundan daha iyi bir kadro oluşturabilirsin...

Ben de yeni duydum...

Kim kurdu bu kadroyu, kim takip edip te beğendi, aldı, getirdi bu futbolcuları? Bu sorunun tek cevabı var, Başkan Bayram Akgül...Sakın bana Teknik kadronun portföyü, scout ekibinin tavsiyesi, yönetimden bazılarının önerisi demeyin...Boluspor maçı sonrası basın toplantısına Teknik direktör Cihat Arslan’ın tek cümlesi, bu söylediklerimi doğrulamaya yetiyor...’’Renan Fouginho’nun takımdan ayrılışını, ben de yeni duydum’’. Düşünün, Bayram Başkan Teknik kadronun rızasını almadan futbolcu alabiliyor, satabiliyor...

Eğer, bir takıma ayrılan bütçe, kaliteli futbolcu transferinin önüne geçiyorsa...

Eğer, taraftarınla bir türlü barışmıyorsan...

Eğer, alt yapıdan futbolcu üretimin sekteye uğramışsa, uzun vadeli düşünceden uzaklaşıp günü kurtarma çabasına girmişsen...İşin ‘’Zor dostum zor’’...

Turbeyler maratonda...

Bayram Başkan ile dialogsuzlukları süregelen ‘’Turbeyler’’ taraftar grubu, Boluspor maçında maraton tribününde yerlerini aldılar, yaklaşık 500 kişilik grup maç boyunca takımlarını desteklediler, 90 dakika sonunda takımları sahadan yenik ayrılınca, yapılan olumsuz tezahürattan Bayram Başkan da nasibini aldı...

Adanaspor geliyor...

Çok beğenirim maçtan önce ve sonra stad da yapılan ‘’Adanaspor geliyor’’müziğini...İçimi kabartır, insanı coşturur, oynamayanı oynatır...Ama nerede? Saha da uyurgezerler topluluğu...Boluspor karşısında rakip kaleye ilk defa 25. dakikada gidebildik, ilk organize atağımız 65. dakikada golle sonuçlandı...Daha ne bekleyebilirsiniz ki, memur zihniyetiyle oynayan futbolcu topluluğundan...Ben size Özkan- Kenan-Doğanay- Abdülkadir- Andaç- Göksu- Veli- Gökhan seviyesinde yüzlerce futbolcu sayabilirim...40 dakika Kone, 50 dakika Fercesin isimli santforlar oynuyor ve icraatları yoksa, bu takımdan nasıl galibiyet bekleyebilirsiniz? Oğuzhan’ı kurtarıcı olarak oyuna alıyorsanız, vay Adanaspor’umun haline...Eğer o güzelim ‘’Adanaspor geliyor’’ müziğimiz bile bu futbolcuları diriltmiyorsa, yazıklar olsun oynadıkları futbola...

Özetle...Takımı yenilediğiniz halde, kaliteyi arttıramıyorsanız, uyumlu bir 11 yakalayamıyorsanız, kadro planlamasında hata yapmışsınız, demektir...’’Daha ligin 6. maçı, ileride düzelebiliriz’’ diyebilirim ama o ışığı göremiyorum...Ocak transferine kadar mevcutlarla idare edelim, ara transferde eksikliklerimizi giderebiliriz, diyemiyorum. Zira Bayram Başkanın bu kısıtlı bütçe transfer politikası ile, bundan fazlasının olacağına inanmıyorum...

xxx

Hakan Kutlu in…

Adana Demirspor sezon başında Murat Sancak başkanlığında yeni yönetimini seçti. Taraftar memnun...Yeni yönetim neredeyse bütün takımı değiştirip, geçmişleri ünlü, iyi futbolcuları topladı. Taraftar memnun... Yeni yönetim takımın başına Teknik kadro olarak Hakan Kutlu ve ekibini getirdi. Taraftar burun kıvırdı, ‘’Nerede çalışmış? Ne başarısı varmış?’’ sorularıyla ön yargılı davrandı. Hele içerde Denizli yenilgisi ve İstanbulspor beraberliğinden sonra sanal alemde dedikodular ayyuka çıkmaya başladı. İnternet silahşörleri, geçen sene Giray Bulak hocayı, Başkan Mehmet Gökoğlu’na yedirmişlerdi. Bu sene de Hakan Kutlu hocaya çullanmaya başladılar. Neymiş?

İn (kalmalı) olmamalıymış...Out (gitmeli) olmalıymış...

Hakan Kutlu bu işi kaldıramazmış...(Hoca futbol mu oynatıyor, halter mi kaldırıyor)

Daha önce nereyi çalıştırıp, başarıya ulaşmış ki...(Mersin İdmanyurdu şampiyonluğu- Kayserispor deneyimi)

Zaten oyunu da okuyamıyormuş...(Oyun okuma yeni moda. Kitap mı bu?)

Oyuncu değişikliklerinde geç kalıyormuş...(Tribündeki pro lisanslılar)

Resmin bütününü görmeden konuşanlar...Puzzle tamamlanmadan fikir yürütenler...Bu işi hocadan daha iyi bilenler...Ön yargılılar...Bu hoca ile 6 maçta 13 puan aldık. Bu istatistik sezon sonuna kadar devam ederse, bizi hedefe taşır. O zaman ne diyeceksiniz, dediklerinizi yutacak mısınız?

Hakan Kutlu hoca bu kadar kozmopolit futbolcu grubunu harmanlamaya, en uygun 11 i bulmaya, iyi oyuncular topluluğundan iyi takım çıkarmaya çalışıyor ve bana göre iyi de gidiyor. Zaten topladığı puan iyi gittiğini gösteriyor da, ben teknik açıdan birkaç detaya girmek istiyorum...

İngilizlerin bir sözü ile başlayayım...’’İdeal takım, en iyi takım değildir. En iyi 11 de, ideal takım olmayabilir’’ Hakan hoca, 2-3 ay içinde deneme-yanılma metoduylaen iyi 11 i yakalamaya çalışıyor...

Kalede Çağlar, sağbekte Hakan Bilgiç, sol stoper de Mitroviç ile devamlı oynayarak yakalamış gibi...

Sağ stoper de Tayyip Talha ile başladı, şimdilerde İsmail ile devam ediyor, iyi de ediyor...

Solbekte geçen seneden kalan Batuhan İşçiler’i denedi, yanılgısında ısrar etmedi. Formayı Orhan Taşdelen’e teslim etti...

Transfer tamamlandığında ben de ideal orta üçlünün Traore- Galip- Murat Akın’dan oluşacağını düşünüyordum, nitekim öyle de başladı. Ancak Galip- Murat beraber oynadığında, orta saha direncinin azaldığını farkedince, idealden vazgeçip gerçeklere döndü ve Emre- Erdal- Orkan gibi oyunculara forma vermeye başladı...

İleri üçlünün ideali Koseçki- Pote- Herve Kage görünüyordu. Hoca da bu üçlüyü 4-5 maç kullandı. Herve Kage’nin etkisizliğini görünce, Berk Yıldız’a forma vermeye başladı. Pote yorulunca, alternatifi Batuhan Karadeniz’i denedi.

Kariyerini görünce bazı hocaların ayıla bayıla oynatacağı Anderson’u fit hale getirip, iyi haliyle taraftara sunmaya çalışıyor...

Yani...İdeal 11 de ısrar etmedi, oyuncuları rekabete soktu, adım adım en uyumlu, birbirini tamamlayan takımı kurmaya çalışıyor, yanılgılarından dönüyor, adalet dağıtmaya çalışıyor...

Özetle...Hedefe koşarken deplasmandan getirilen önemli iken, İzmir’in çiçekli dağlarından getirilen 3 puan daha önemli...En önemlisi oyunun patronu bizdik, büyük takım gibi oynadık...Hakan hoca seri istiyordu, Es Es maçını haftaya kazanın, işte size seri...