Adana Demirspor kuzey kale arkasına asılan bir pankart...Aslında anlamını biliyorum da, bir de Türk Dil Kurumu sözlüğüne bakayım dedim...İngilizcesi ‘’to be or not to be’’ Olmak veya olmamak...Ya tamam, ya devam..Ya becerirsin, ya gidersin...Benzer bir özdeyiş, Ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin...

Yukarıdaki asılan pankart ve açıklamaları, sanki Adana Demirspor- Eskişehirspor maç faciasını önceden bilmiş, futbolculara, teknik heyete verilmiş mesaj gibi...

Uğur hoca, sonuçtan kendine vazife çıkarmış olacak ki, basın toplantısında istifayı düşündüğünü, başkanla görüşeceğini söyledi. İstifa müessesesi tek taraflı işler. Eğer hatayı kendinde görüyorsan, istifa ettim dersin, iş biter...Ama asıl sorumlu kadro planlamasını yapan, bu uyumsuz futbolcu topluluğunu bir araya getiren başkanın danışmanı Metin Korkmaz...Ondan ses seda yok...

Facia...

Yukarıda facia kelimesini kullandım, açayım...Ligin zirvesini düşleyen, transfere milyonları harcayan, 11 maçta sadece 2 galibiyet alan takımımız...Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında olan topçularımız... Takımlarını ölesiye destekleyen ama her maçtan sevinçleri kursaklarına takılmış ayrılan taraftarlarımız...Rakibimiz Eskişehirspor lige 9 puan silme cezası ile başlamış, ligin dibine çöreklenmiş, 11 maçta 3 galibiyet almış takım...İstifa etmiş yöneticilerin kongreyi ve yeni yönetimin gelmesini bekledikleri ortam...Taraftarların kendi aralarında topladıkları 70.000. TL yi futbolculara ve personele prim dağıtan ruh hali...Taraftarların Adana’ya gelişinde yardımcı olan rakip kulüp başkanı...Bu koşullarda karşılaşan iki takımdan, rakip takımın deplasman galibiyetine facia denmez de, ne denir?

Basın toplantısı...

Altınordu ile deplasmanda 2-2 beraber kaldığımız maçtan sonra,Adana Demirspor tesislerinde her maç sonrası yapılan rutin basın toplantısı...Meslektaşım Uğur hocaya soruyor ‘’Umudumuzu tek Volkan Şen’e bağlamışız. Allah korusun, kaptana bir şey olursa, nice olur halimiz?’’ Aslında tercümesi, ‘’B planın var mı hocam?’’... Uğur hocamın cevabı ‘’Volkan var, yokluğunu neden düşüneyim?’’ İşte hocam...Kaptan Volkan Şen son iki maçtır, 90 dakikayı tamamlayamıyor, halimiz orta da...Nerede B planı?

Yine aynı toplantıda Uğur hocaya soruyorum ‘’Defans yol geçen hanı. Takım savunması yapamıyoruz. İleri çıkan beklerin arkasını dolduramıyoruz. Kademeye giremiyoruz. Pozisyon hataları yapıyoruz. Defansın arkasına adam kaçırıyoruz’’... Uğur hoca makul cevaplarla eksiklikleri gördüğünü, ilerleyen haftalarda düzeleceğini söylüyor ama geçen süreçte aynı hatalar devam ediyor, üstelik evimizde ligin dibindeki Eskişehirspor’dan 3 gol yememiz işin tuzu biberi oluyor...Defansımız hala yol geçen hanı...

İşin garibi...Sebebini bilmiyorum ama o günden itibaren rutin basın toplantıları iptal ediliyor...

Neden kaybettik?Orta özürlü bir takımız...

-Golcü diye aldığın santrfor Stokes, ‘’Hayalet adam’’ çıkarsa, attığı gol haricinde takımına katkı koymazsa... Bir zamanlar Arsenal oynamış, iyiymiş...Bana ne? Bana şimdi iyi lazım...

-Volkan ve Vedat gibi iki ‘’Cam adam’’ ile oynarsan, sürekli sakatlanan, maçta bir kaç defa yerlerde yatan, kırılganlıkları yüksek...Hadi kaptan oyunda kaldığı sürece katkı koyuyor ama Vedat yeteneklerini inkar eden adam...Zaten inkar etmese, daha yukarılarda olurdu...

-Sinan ve Levent gibi üretmeyen, gol noktalarına yaklaşmayan oyunculara orta alanı emanet edersen...Tabi suç sadece bu iki oyuncuda değil, oyunun boyunu kısaltamayan sistemde...

-Traore Hamidou...Geçen maç övgüler yağdırdığım, bu maç yergilerime hedef olan ön libero...Yok mu bunun ortası? Nerede istikrar?

-Haftalardır Mehmet Uslu’nun eksik kaldığını, bu bölgede Orhan ile rekabet yaratılması gerektiğini yazmıştım...Uğur hoca bu maçta ‘’Al sana Orhan’’ dedi. Be Orhan kardeşim...İşte formayı kapmışsın, kendini göster, tapula formayı...Bir orta yapıyorsun, dağlara, taşlara...Ne gezer...Al birini, vur ötekine...

Mustapha Carayol...Kaptanın sakatlanmasıyla forma şansı bulmuş, ancak oynadığı oyunla, yaptığı ortalarla saç baş yoldurmuş bir oyuncu...Demek ki kulübedekiler hazır değil...

Hakan Bilgiç, takımımızın maça asılanıydı. Hücumda yaptığı ortalar hariç, fena işler yapmadı ama arkasına kademeye giren olmayınca, gedik verdik...

Kalede Emrullah güven vermedi, gelen girdi, kurtardığı 1-2 pozisyon maçı kurtarmaya yetmedi...

Özetle...

Başkan Murat Sancak istifasını geri aldığında, ‘’Oyunculara 4 hafta süre veriyorum, ne yapmaları gerektiğini biliyorlar’’ demişti...Eğer oyuncuların mesajdan anladıkları buysa, vah halimize...Ya herro, ya merro...