Bakan Yardımcılarından biri, Tayyip Bey’in düşük faiz, yüksek kur politikası ile Türkiye’nin yeni bir şey denediğini söyledi.

İktisat literatüründe böyle bir yöntem olmadığını söyleyen iktisatçılara da “mandacı” etiketi yapıştırıldı.

“Yeni bir şey denemek” sözü, ilginç olduğu kadar çok da tehlikeli bir söz!

Çünkü deneme tahtasının adı Türkiye!

Ülkeyi deneme tahtası gibi gören zihniyetin yönetim anlayışını varın düşünün!

Deneme sonunda zaten sürünmekte olan ekonominin tam anlamıyla batması söz konusu olacak!

Bugüne kadar anlattıkları hiçbir masal mutlu sonuçlanmadı, gösterdikleri hiçbir ekonomik hedef tutmadı!

Hedefler tutmadığı için, devletin resmi kurumu TÜİK üzerinden yalan rakamlar üretmeye başladılar.

Bunlara göre enflasyon % 19, ama yeniden değerleme oranını % 36,2 olarak belirliyorlar!

Çünkü % 36,2, vatandaşın gırtlağından alınacak bir şey!

Neresinden bakarsanız bakın, “yeni bir şey deniyoruz” masalı da bir çöküşle sonuçlanacak!

Düşük faizle yatırımlar artacakmış, yüksek kurla da ithalat kısılarak ihracatımız artacakmış!

Bu şekilde mutlu mesut kalkınıp gidecekmişiz!

Bunu söyleyenler ithalatı çok gereksiz bir şey zannediyor!

Bir bakın bakalım, ithalatın içinde neler var?

İthalat yapamazsan yatırım mallarını nerden alacaksın?

İthalatın içinde başka gerekli ve hatta zorunlu kalemler ne olacak?

Meselâ doğal gaz, petrol ithalatını ne yapacaksınız?

Bunlar toplam ithalatın içinde ne kadar yer tutuyor?

Türkiye’nin mevcut ekonomik sorunu, salt ekonomik sorun değildir.

Türkiye’nin ekonomik sorunu, büyük ölçüde bir hukuk ve yönetim sorunudur.

Hukuk ve buna bağlı olarak yönetim sorununu çözmediğiniz takdirde, ağzınızla kuş tutsanız bu ekonomi düzelmez.

Hep söylerim; masallar çocukları uyutmak için söylenir.

“Yeni bir şey deniyoruz” masalı da din soslu ideoloji ile uyutulan kitlelere hoş geliyor olabilir.

Sonunun hüsran olacağını şimdiden söyleyerek görevimizi yapalım!