Tarih: 13.02.2026 11:25

AB-MERCOSUR Antlaşması Türkiye İçin Büyük Ekonomik ve Ticari Riskler Barındırıyor

Facebook Twitter Linked-in

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Avrupa Birliği ile MERCOSUR(Güney Ortak Pazarı) arasında imzalanma aşamasına gelen Serbest Ticaret Anlaşması'nın Türkiye ekonomisi ve sanayisi üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. 

Avrupa Birliği ile Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay ülkelerinden oluşan MERCOSUR Bloğu arasında imzalanan ve gümrük vergilerini ciddi biçimde düşürmeyi öngören ticari antlaşma üzerine söz alan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu'nda antlaşmanın Türkiye'ye etkileri üzerinde değerlendirmelerde bulundu. Antlaşmanın Türkiye ekonomisinin önündeki onlarca yılı şekillendireceğini ve ağır bir yük yükleyeceğini söyleyen Kısacık, "Gümrük Birliği'nin 1996'dan bu yana güncellenmemiş asimetrik yapısı nedeniyle bu antlaşma, Türkiye için ticari bir işgale dönüşme riski taşımaktadır. Bu risk karşısında trajik olan şudur ki, Türkiye bu antlaşmanın karar alma mekanizmalarında yer almamakta ve Gümrük Birliği gereğince Avrupa Birliği'nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarına uymak zorundadır", şeklinde açıklamalarda bulundu.

"Çiftçi, Hayvancı ve Tekstilci Bir Darbe Daha Alacak"

Kısacık konuşmasında, MERCOSUR ülkelerinin ürünlerinin Türkiye pazarına gümrüksüz veya sembolik vergilerle girebileceğini, buna karşılık ülkemiz ürünlerinin aynı pazarlarda yüksek vergi duvarlarıyla karşılaşacağını ifade etti.  Özellikle sığır eti, kümes hayvanları, şeker ve soya gibi ürünlerde ithalat baskısının artacağını belirten Kısacık, "Dünyanın en büyük sığır eti ihracatçısı olan Brezilya'nın ucuz ve endüstriyel üretimi karşısında Anadolu'nun besicisi nasıl ayakta kalacaktır? Sığır eti, kümes hayvanları, şeker ve soya gibi ürünlerde yaşanacak ithalat patlaması yerli üreticimiz üzerinde dayanılmaz bir fiyat baskısı oluşturacaktır", dedi.  Antlaşma ile zor günler geçiren tarım ve tekstil sanayii alanlarının bir darbe daha yiyeceğinin altını çizen Kısacık, "Sadece iç pazarımızı değil Avrupa Birliği'ne yaptığımız yaş meyve ve sebze, işlenmiş gıda ihracatımızı bu yeni rakiplere kaptırma riskiyle de karşı karşıyayız. Son yıllarda yüksek maliyetler altında ezilen tekstil sektörümüz bu anlaşmayla bir darbe daha alacaktır. Avrupa Birliğinin MERCOSUR'dan yapacağı ucuz pamuk ithalatı Türkiye'nin pamuk üretimini ve tekstil ihracatını doğrudan vuracaktır", ifadeleriyle antlaşmanın, üreticinin ayakta kalmasını daha da zorlaştıracağını vurguladı. 

Acil Analiz, Diplomatik Atak ve Gümrük Birliği Modernizasyonu Şart

Türkiye'nin bu süreci pasif biçimde izlememesi gerektiğini belirten Kısacık, iktidara üç temel adımın atılması çağrısında bulundu. Anlaşmanın tarım, hayvancılık ve tekstil sektörleri üzerindeki kısa ve orta vadeli etkilerinin detaylı biçimde analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Kısacık, "Türkiye'nin diplomatik ağırlığını kullanarak MERCOSUR bloğuyla eş zamanlı ve bağımsız bir serbest ticaret anlaşması müzakeresi yürütmelidir", dedi. Gümrük Birliği'nin mevcut haliyle sürdürülemez olduğunu dile getiren Kısacık, Türkiye'nin tarım, hayvancılık ve sanayi sektörleri dahil olmak üzere karar alma mekanizmalarında yer aldığı kapsamlı bir modernizasyondan geçirilmesinin zorunlu olduğunu kaydetti.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —