Ne diyordu meslektaşım, izninizle özetlemek istiyorum: "Düzgün Hocam, yazınızı her zaman ki gibi, zevkle okudum. Beni en fazla düşündüren enkaz halini almış ve hala güçlükle ayakta durabilen dükkanların içler acısı durumu oldu. Makem ki; insanların ayakları kesilmiş, o dükkanları neden yıkmıyorlar, kimi bekliyorlar? Birilerinin "yıkın" demesini mi? Yazık Peri'ye. Keşke belediye başkanı ile görüşerek bu konuda fikrini alsaydın. Ne diyeceğini her yurttaş gibi ben de doğrusu merak ediyorum. Hatta Peri sokaklarını birlikte dolaşmayı önerseydin daha iyi olmaz mıydı"?
- Belediye yetkililerinin yazıları okumamış olamaz -
Meslektaşımın görüşüne katılmamak olası değil. Kendisine içten teşekkür ediyorum. Düşünmediğim, bu konuda kafa yormadığım sanılmasın. Yazıyı birileri okur, Belediye Başkanına iletir. Başkan da sessiz kalmaz. Peri'nin ticaret merkezinin neden harabeye dönüştüğü konusunda bir kaç söz söyler. Ben de konuşmasının noktasına, virgülüne dokunmadan buradan kamuoyuyla paylaşmak isterdim.
***
Ancak bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde belediyeden şöyle veya böyle bir açıklama gelmedi. Belki de Başkan ya da belediyenin üst düzey yetkililerinin gözlerinden kaçtı. Peki; yazıları sosyal medyadan görmemiş, okumamış olamazlar mı? O da bir ihtimal!
***
Her neyse! Belediyeden gelebilecek olumlu ya da olumsuz tepkiye; bu köşede yer verilecektir, kimsenin endişesi olmasın.
***
Değerli okuyucularım, bilindiği üzre, Akpazar (Peri) deyip geçilmez. Düne kadar dillere destan bir kasaba olarak bilinirdi. Geçmişte tarihe damgasını vuran bu kasabaya gidenler, akşam köylerine dönerken, askerden terhis olmuş gibi, Peri'yi anlata anlata bitiremezlerdi. Çocuktum, Peri'ye gitmek için babama dakikalarca dil dökerdim. Neyse ki, annemin devreye girmesiyle ikna olan babam ertesi sabah atı tımar eder, yemler, daha sonra sırtına eyeri vurarak binmemi beklerdi. Sonra at sırtında düşerdik yola.
***
Kaldı ki, geçmişte Çarsancak'ın aydınlık yüzü, sosyal yaşam ve ticaretin hayat bulduğu kasaba idi Peri. Gidip alışveriş yapan yöre halkı, çevre şehirlere gitmek yerine Peri'yi tercih ederdi hep. Babam da yılda birkaç kez alış veriş yapmak için Peri'ye giderdi. Çünkü yörenin en yakın, ulaşımı kolay, canlı ticaret merkeziydi Peri.
- Peri'de alışveriş yapmak diğer illere göre ucuzdu-
Yöre halkı, Peri'ye giderken, baştan tırnağa kadar giyinir ailesi ve çocuklarını giydirir, temel gıda ihtiyaçlarını satın alır mutlu bir şekilde köylerine dönerdi. Köylüler ev sohbetlerinde, Peri'de her şeyin Elazığ, Bingöl ve Tunceli'den daha ucuz olduğunu dillendirirdi.
***
Köylerde yük taşımacılığında kullanılan tek tırnaklı hayvanlar (at, katır ve merkep), bu kasabada nallanırdı. Hayvanlara vurulan semer kasabadaki ustalarının maharetli ellerinde şekil bulurdu. Zirai ve küçük tarım aletleri Peri'de satın alınırdı. Peri küçük bir kasabaydı, ancak ticaret hacmi bakımından bir şehri aratmazdı. Abartılı olmasın ama Elazığ, Bingöl, Tunceli hatta Diyarbakır ile ticari açıdan rekabet edecek nitelikteydi.
***
Bu çark özellikle 1980 sonrası tersine döndü. 12 Eylül darbesiyle birlikte önce insanlar göçe zorlandı ya da ıstihdam darlığı sonucu kentlere göç etti. Hızlı göç sonucu kasaba ticari hacmini kaybetti. Dükkanlar, mağazalar, imalathaneler zaman içerisinde birer birer kapandı. "Şehir" olmayı hak eden kasaba, bırakın kaza statüsüne kavuşmayı, belediye statüsü için çaba gösterecek gücü bulamadı. Peri her geçen yıl daha da ekonomik güç kaybetti. Yatırım iklimi bu kasabaya bir daha uğramadı. Evler boşaltıldı. Eli iş tutan gençler, Peri'yi terk ederek şehirlere yerleşti.
- Peri'ye tek kazma vuracak Perili çıkar mı dersiniz -
Peri'nin hali vakti yerinde olan esnafı, iş insanı soluğu Elazığ'da aldı. Girişimci ruha sahip insanlar doğup büyüdüğü kasabadan ayrıldı ayrılmasına fakat geri dönüp kasabanın gelişerek büyümesine tek kazma vurmadı.Tüm yatırımlarını başka kentlere kaydırdı. Yarattığı katma değer, ödedikleri vergiler yaşadıkları kentlerde hizmete dönüştü. Peri bu vergilerden tek kuruş gelir sağlayamadı. Dolayısıyla üst ve altyapı sorunu giderek arttı. Sağlıklı suya erişimi zorlaştı.
***
Kasaba 2000'li yıllarda belediye statüsü kazandı ancak ekonomideki kriz Peri'nin geçmişteki ticari canlılığına kavuşmasına olanak vermedi. Peri, sürekli kan kaybetti.
Günümüzde terk edilmiş virane olmuş bir belde olarak yok olma tehlikesi ile karşı karşıya buluyor. Demem o ki, Peri nefes alamıyor. Peri'ye yazık oluyor!
- Başkan Aydın, 4 dönemdir yerelde Peri'yi yönetiyor -
Ali Aydın, Peri'de halkın desteğini alarak 4 dönem Belediye Başkanı seçildi. Hala o makamda oturmaktadır. Dün ve ya bugün hangi siyasi partinin mensubu olduğuna bakmaktan ziyade, hizmet bağlamında, hangi projelere imza attığı önem taşıyor bence. Sevilen, sayılan, itibar gören, halktan biri olan Belediye Başkanı Sayın Ali Aydın'ın Peri'yi baştan başa dolaşıp sorunları yerinde görmediği halkla buluşmadığı elbette söylenemez. Ancak bazı tereddütler de yok değil. Nitekim, beldede sistemini dile getiren bir kesim de var.
***
Beldenin sorunlarına vakıf deneyimli bir belediye başkanı, Peri sokaklarını gezip gördüğü muhakkaktır. Karşılaştığı manzara karşısında uykusu kaçmış mıdır, huzursuz gün ve geceler geçirmiş mıdır, işte orası muamma!
Peri'nin viran olmuş haline herkesten daha çok üzüldüğünü söylemek isterdim, ama bazı kaygılarım yok değil maalesef.
***
Değerli okuyucularım, dil alışkanlığı ben Peri diyorum siz Akpazar diye hitap edebilirsiniz. Beldeye merkezi yönetimden hiçbir Bakan, milletvekilli, genel müdür, daire başkanı, mensubu olduğu İl ya da ilçe başkanı uğramamış olabilir mi? Ya da gelmiş geçmiş Tunceli valileri? Seçilmiş ve atanmışların Peri Beldesi'ne uğradıklarını farz edelim, gördükleri tablo karşısında şaşkınlığını gizlemeyi başarabilmişler mı dersiniz.
-Hesap Uzmanı Belediye Başkanı tepkisiz kalmamalı -
Peri Beldesi Belediye Başkanı Ali Aydın, Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir kimlikli olması hesap- kitap işlerini iyi bilir anlamına gelir. Bu da belediyenin özkaynaklarının rasyonel kullanıldığı anlamına gelir. Kimse kusura bakmasın ama ben öyle anlamlandırıyorum. Deferli okuyucularim suzker de merak edebilirsiniz; Peri Beldesi Belediye Başkanı Ali Aydın'ın , varolan kaynakları en akılcı şekilde değerlendirebilmiş mıdır?
Diğer bir ifadeyle, az para ile çok iş yapabilmiş, düşük maliyetle projelerin gerçekleştirilmesine ivme kazandırabilmiş mı dersiniz.
***
Peri Beldesi Belediyesinin yatırım rakamları hakkında da hiçbir fikrim yok. Belediye bütçesinin hangi kalemlere harcandığını da bilmem olası değil. Belediyenin işçi ve personel maaşlarını rahat şekilde ödeyip ödeyemediği konusunda da bir yetkiliden bilgi almış değilim. Ancak Peri merkezinin ciddi manada yıkılmaya yüz tuttuğunu ben değil, fotograf karelerinin açık bir şekilde tarihe not düştüğü görülüyor.
- Peri'nin silbaştan yeniden inşa edilmeye ihtiyacı var -
Çarşı merkezi geçmişin izlerini taşıyor, ancak gelecekte doğa koşullarına daha ne kadar dayanacağı tartışma götürür. Peri'nin silbaştan yeniden inşa edilmeye ihtiyacı var. Bu konuda Belediye Başkanı Ali Aydın'ın özel çaba harcaması gerekir. Kaldı ki Başkan Sayın Aydın, Peri'yi çok iyi biliyor. Çocukluk ve gençlik yılları bu Beldede geçmiştir. Herkesi tanıyor. Halk da Başkan Ali Aydın'ı iyi tanıyor. Ali Aydın'ın Peri'ye olan vefa borcunu yerine getirmesi beklenir.
***
Belediye Başkanı Ali Aydın Peri Belediyesi ile başkent Ankara arasında mekik dokuması kaçınılmazdır. Eğer başkent Ankara'nın desteğini alabilir ise ki, halk bu konuda kendisine güvenmek istiyor o zaman Peri gelecek beş on yıl içerisinde yeniden Çarsancak'ın ticaret merkezi olabilir. Aksi takdirde tamamen tarihe karışmış olur büyük olasılıkla.
***
Sonuç olarak şunun altını kalın çizgilerle çizmek isterim: Peri Kasabası'na ilk kez 1959 yılında daha 9 yaşında iken babam ile birlikte gitmiştim. 1960'lı yılların Akpazar Ortaokulu'nun ilk mezunlarındanım. Ve aradan yarım asrı aşkın dönem geçtikten sonra bu yılın Ekim ayı sonunda Peri'ye adım attım. Gittiğime bir değil, bin pişmanım. Peki ya değerli Belediye Başkanı siz o sokakları her gün dolaşıyor, nefes alıyorsunuz, gördüğünüz manzara yüreğinizi hiç mi sızlatmıyor? Rahat uyku uyuduğunuzu zaten söyleyemezsiniz. Söyleyecek okursanız inandırıcılığınızı yitirebilirsiniz.
***
Anımsayalım, ne demişti kıymetli meslektaşım: "Peri'yi belediye başkanı ile dolaşsaydın keşke"!
***
Ben de buradan Peri Beldesi Belediye Başkanı Sayın Ali Aydın'a, kamuoyu adına seslenerek birlikte beldenin sokaklarını dolaşmaya, halkın dert ve dileklerini dinlemeye çağırıyorum.